Cemil Tugay’ın Adalet ve Kalkınma Partisi’ne katılmasıyla birlikte, İzmir’de 27 yıl süren sol iktidarlar dönemi de sona erdi. Cumhuriyet Tarihi boyunca İzmir’de kimler belediye başkanlığı yaptı..? Hangi parti, hangi başkanla, hangi yıllarda İzmir’i yönetti bu transferle birlikte merak edilmeye başlandı.
İşte Cumhuriyet tarihi boyunca İzmir’i yöneten belediye başkanları:
Belediye Başkanlıklarının yönetimi tüm ülkede olduğu gibi İzmir’de de, 1930 yılında çıkarılan “Belediyeler Yasası”na kadar valilerle devam etti. 1923’ten 1930’a kadar valiler aynı zamanda belediye başkanı idi.
Bu yıllar arasında sırasıyla Şükrü Kaya, Muammer Uşaklıgil, Hüseyin Aziz Akyürek ve Hulusi Alataş görev yaptı.
4 Nisan 1930 yılında yürürlüğe giren Belediyeler Yasası ile ülkede yeni bir dönem başladı. Kadınların ilk defa oy kullandığı seçimler olarak da tarihe geçen bu yıldaki yerel seçim 2 ay sürdü, Eylül ve Ekim aylarında yapıldı. Bu seçimlerin bir başka özelliği de Cumhuriyet tarihinin ilk çok partili seçimi olmasıydı. Ülke genelinde bu seçimlere Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF) ile Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF) katıldı.
1930 yılındaki bu ilk seçimde İzmir’de CHF 14 bin 624, SCF 9 bin 600 oy aldı. Bugünün Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), o günün Cumhuriyet Halk Fırkası İzmir’in ilk yerel seçiminin galibi oldu. CHF’nın adayı Sezai Söker seçilerek gelen İzmir’in ilk belediye başkanı oldu.
İzmir, 1930’dan 1950 yılına kadar 20 yıl CHP’li belediye meclislerinin seçtiği başkanlar tarafından yönetildi. 1946 yılında çok partili hayata geçilmesinden sonra, 1950’den 1960 yılındaki ihtilâle kadar Demokrat Partili meclis üyeleri başkanı belirledi. (Bu 30 yılın başkanları aşağıdaki listede tarih tarih yer alıyor)
27 Mayıs 1960 tarihi, Türk siyasi hayatının önemli dönemeçlerden biriydi, bu tarihte ordu içinde bir grup subay bir ihtilâl gerçekleştirdi, Demokrat Parti iktidarı son buldu. Bu tarihle birlikte 17 Kasım 1963 tarihine kadar, tüm Türkiye’de olduğu gibi İzmir’de de belediye yönetimi “askerlere” geçti.
17 Kasım 1963’daki seçim, 1961 Anayasası'nın kabulünden sonra yapılan ilk yerel seçimdi.
Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) gözetimi ve denetimi altında gerçekleştirilen ilk yerel seçim olan bu seçim, 1960 öncesi döneme göre pek çok yenilik içeriyordu. Belediye meclisi ve il genel meclisi seçimlerinde, çoğunluk sistemi yerine ilk kez d'hondt usulü nispi temsil sistemi uygulandı.
Bu tarihte aynı zamanda, belediye başkanlığı seçimleri ilk kez tek dereceli olarak yapıldı. Yani, belediye başkanları doğrudan halk tarafından seçildi. Bu yerel seçimlerden önce belediye başkanı, seçilen meclis üyelerinin kendi aralarından birini belirlemesi yoluyla seçilmekteydi.
Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) gözetimi ve denetimi altında gerçekleştirilen 1963 yılındaki bu ilk yerel seçimi İzmir’de, Adalet Partisi Osman Kibar ile kazandı. Adalet Partili Osman Kibar 10 yıl boyunca İzmir’i yönetti.
1973 yılında yapılan seçimde (9 Aralık 1973), Cumhuriyet Halk Partisi, Adalet Partisi’nin 10 yıl süren yerel iktidarına son verdi. İzmir’de İhsan Alyanak’la belediye yönetimini devraldı. 1980 yılındaki askeri darbeye kadar 7 yıl boyunca CHP’li İhsan Alyanak İzmir Belediye Başkanı olarak görev yaptı.
12 Eylül 1980’den 1984 yılındaki yerel seçimlere kadar İzmir Belediyesi yine askeri yönetimde kaldı.
Büyükşehir yılları..
25 Mart 1984 tarihinde yapılan yerel seçimlerde İzmir artık Büyükşehir Belediyesi’dir. Özal iktidarının çıkardığı yasa ile İzmir, İstanbul ve Ankara ile birlikte Büyükşehir statüsüne yükseltilmiştir. Ve artık bundan böyle Belediye Başkanlarının adı “Büyükşehir Belediye Başkanı”dır.
25 Mart 1984 yılında yapılan yerel seçimlerin galibi Anavatan Partisi’nin adayı Burhan Özfatura oldu. Özfatura aynı zamanda İzmir’in ilk Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.
5 yıl sonraki seçimlerde iktidar partisinin (Anavatan Partisi) ülke genelindeki yıpranmışlığı, parti içi karışıklıklarının yanı sıra ülke genelinde infiale sebep olan ‘hayali ihracat’ iddialarının yarattığı siyasi atmosfer ve artan hayat pahalılığı, Ana Muhalefet Partisi’nin; Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin yükselişine sebep oldu. 1989 yılındaki yerel seçimlerde Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP), ülke genelinde olduğu gibi İzmir’de de yerel iktidarın sahibi oldu.
26 Mart 1989 tarihindeki bu seçimlerde SHP’nin adayı Yüksel Çakmur ile Anavatan Partisi’nin adayı mevcut Belediye Başkanı Burhan Özfatura yarıştı. Yüksel Çakmur, yüzde 52’ye yüzde 24 gibi önemli bir farkla Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazandı.
Bir sonraki yerel seçimlerin tarihi 27 Mart 1994 idi. 1989’dan 1994’e gelinen süreçte SHP ülke genelinde büyük destek kayıpları yaşadı. Özellikle İstanbul’da patlak veren İSKİ skandalı SHP’ye pahalıya mâloldu. 5 yıl önce büyük başarılar elde eden SHP kadroları bir sonraki seçimde tel tel döküldü.
1994 seçimlerinde İzmir’de sahnede yine (rahmetli) Burhan Özfatura vardı; ama bir farkla. Özfatura bu defa Anavatan Partisi’nin değil Doğru Yol Partisi’nin adayıydı. En önemli rakibi bir dönem önce kaybettiği, SHP adayı mevcut Başkan Yüksel Çakmur’du. Sandıklar açıldığında görüldü ki, iki aday arasındaki oy farkı sadece 12 bin 926. DYP’nin adayı Burhan Özfatura 294 bin 647, SHP’nin adayı Yüksel Çakmur 281 bin 721 oy almıştı. Bu seçimler oldukça çekişmeli geçmiş, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti ve Refah Partisi de hatırı sayılır oylar almıştı. Ama sonuçta 1994 yılında, bu defa Doğru Yol Partisiyle, İzmir’de 2. Burhan Özfatura dönemi başlamış oldu.
18 Nisan 1999 bir sonraki yerel seçimlerin tarihiydi. Bu tarihte iktidarda Türkiye’nin 56. Hükümeti; dışarıdan ANAP, DYP, DTP ve CHP gibi partilerin desteğiyle güvenoyu almış bir azınlık hükümeti vardı. Bülent Ecevit’in Partisi; Demokratik Sol Parti (DSP).
Tarihler 15 Şubat 1999’u gösterdiğinde çok önemli bir şey oldu. Abdullah Öcalan Kenya’da yakalanıp ülkeye getirildi. Bu olay hem Bülent Ecevit’in “Karaoğlan” lakabını yeniden dağlara taşlara yazdırdı, hem de yaklaşan yerel seçimler öncesi DSP’nin büyük bir ivme kazanmasına sebep oldu.
18 Nisan 1999’daki seçimlere DSP, İzmir’de (rahmetli) Ahmet Piriştina ile girdi. Ahmet Piriştina o gün en yakın rakibine yüzde 12 fark atarak, Büyükşehir Belediye Başkanlığına oturdu.
Ahmet Piriştina 2003 yılının 15 Temmuz’una kadar DSP’de kalmaya devam etti. Bu tarihte istifa ederek CHP’ye geçti. Ancak bu tarihten tam 1 yıl sonra 15 Haziran 2004’te kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Piriştina hayatını kaybettiğinde 52 yaşındaydı.
28 Mart 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde Ahmet Piriştina bu defa Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) adayı olarak seçimlere girdi. En yakın rakibi AKP’nin adayı Taha Aksoy’un yüzde 15 önünde yeniden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.
Ahmet Piriştina’nın 15 Haziran’da vefatıyla birlikte İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi 21 Haziran’da toplanarak Bornova Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçti. Böylece Aziz Kocaoğlu’nun yaklaşık 15 yıl sürecek belediye başkanlığı süreci de başlamış oldu.
29 Mart 2009 tarihine gelindiğinde CHP mevcut başkan Aziz Kocaoğlu’nu yeniden aday gösterdi. AKP bu geleneğe uydu, o da bir önceki dönem aday gösterdiği Taha Aksoy’u aday gösterdi. Sandıklar açıldığında yaklaşık yüzde 26’lık bir fark oluştu, Aziz Kocaoğlu aldığı yüzde 56’lık oyla başkanlığa kaldığı yerden devam etti.
Ve geldik bir sonraki yerel seçim yılına; 2014 yılına, bu defa Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) İzmir’de bir Başbakan’ı, Binali Yıldırım’ı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterdi. İktidar partisi el yükseltmişti ama CHP bildiğini okudu; Aziz Kocaoğlu’yla devam dedi.
Herkesin merakla beklediği sandıklar açıldı, sonuçlar ortaya çıktı. İzmir, bir başbakan da olsa kendi değerlerini taşımadığına inandığı kişiyi kent’inin başına getirmedi. CHP’nin adayı Aziz Kocaoğlu, rakibi bir başbakan da olsa bir kere daha sandıktan çıkmayı başardı, yaklaşık yüzde 15’lik bir oy farkıyla koltuğuna oturmaya devam etti.
Bir sonraki yerel seçimlerin tarihi 31 Mart 2019’du. Bu tarih geldiğinde adaylar da netleşti. CHP, bu defa Aziz Kocaoğlu’na teşekkür edip, Tunç Soyer’i adaylaştırdı. Adalet ve Kalkınma Partisi ise İzmir’e kafayı takmıştı. 2014’te ‘Başbakan’la alamadığı İzmir’i bu defa bir ‘Bakan’la, üstelik Büyükşehir Belediye Başkanlığı tecrübesi olan bir Bakan’la; Nihat Zeybekçi ile seçimlere girmeyi kararlaştırdı.
O gün geldi, sandıklar açıldı. Bu defaki fark yüzde 20’ydi. Adalet ve Kalkınma Partisi açısından İzmir yine olmamıştı. İzmir yine AKP’li bir ismi “Şehremini” yapmayıp, şehrini emanet etmemişti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına 10 yıl Seferihisar Belediye Başkanlığı yapmış Tunç Soyer’i getirmişti.
Tunç Soyer 5 yıl boyunca bu görevi başarıyla sürdürdü. Şu an ise haksız ve hukuksuz yere, aslında sorumluluğu olmayan bir sebeple cezaevinde. En kısa zamanda ailesine ve çok sevdiği İzmirine kavuşmasını dilemekten başka bir şey gelmiyor elimizden.
Geliyoruz 2024 yılına. Bir sonraki yerel seçimlere..
Tarih 31 Mart 2024. Ana Muhalefet Partisi CHP, 5 ay önce Kurultayını gerçekleştirmiş, Genel Başkanı’nı değiştirmişti. ‘Değişim’ sloganıyla girdiği kurultay yarışını kazanan Özgür Özel ve ekibi, Belediye Başkanlıklarında da ‘Değişim’in ‘kadın’ ve ‘genç’ isimlerle olacağına kanaat getirmişti. Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk seçiminde İzmir’de 9 kadın adayın, 9’unu da seçilecek yerden aday gösterdi. Buca, Bornova, Bayraklı, Torbalı, Narlıdere gibi ilçelerde de gençlik kollarında yetişmiş genç erkekler adaylaştırıldı.
Büyükşehir’e de önceki dönem Karşıyaka’da görev yapmış Cemil Tugay uygun görüldü. Adalet ve Kalkınma Partisi ise 24, 25, 26 ve 27. dönem Adalet ve Kalkınma Partisi İzmir Milletvekili olarak görev yapan Hamza Dağ’ı İzmir’e aday gösterdi.
2024 yılının Mart ayının son günü akşam saatlerinde sonuçlar ortaya çıktığında, tablo yine benzerdi; CHP’nin adayı Cemil Tugay yüzde 49, AKP’nin adayı Hamza Dağ yüzde 37 oy almış, aradaki oy farkı 300 bin’i aşmıştı ve/fakat Adalet ve Kalkınma Partisi yine İzmirlinin inadını aşamamıştı. Sanırım bu işin sandıkla olmayacağını da artık anlamaya başlamıştı.
Cemil Tugay 18 Haziran 2026 tarihine kadar CHP’nin büyükşehir belediye başkanı olarak devam etti. Bu tarihte istifa etti. Gerekçe olarak da ‘mutlak butlan’ faciasını gösterdi. İstifa ederken mevcut CHP yönetimine ağır eleştirilerde bulunarak, artık o çatı altında kalamayacağını, Özgür Özel ve arkadaşlarıyla hareket edeceğini, Özgür Özel’in hemen parti kurması gerektiğini, kendisinin de kurulan yeni partinin ilk üyesi ve ilk belediye başkanı olacağını söyleyerek, Özgür Özel’in “Yahu bekle, bi dur, istifa etme..!” sözlerine rağmen CHP’den ayrıldı. Tarih: 18 Haziran 2026.
Bu tarihten tam 36 gün sonra, 24 Temmuz’da Özgür Özel partiyi kurdu. “İlk ben üye olacağım, ilk belediye başkanı ben olacağım” diyen Cemil Tugay Yeni Parti’ye katılmayacağını bir süre “Bağımsız” kalacağını söyledi.
İstifasından tam 111 gün sonra, “asla katılmam, olur mu öyle şey, annem beni evlatlıktan ret eder, eşim beni boşar” dediği Adalet ve Kalkınma Partisi’ne katıldı.
Ve, Adalet ve Kalkınma Partisi, başbakanlarla, bakanlarla alamadığı İzmir’i bir plastik cerrah’la aldı.
Ve, CHP’nin 23 yıldır kesintisiz sürdürdüğü, rahmetli Ahmet Piriştina’nın 4 yıllık DSP dönemiyle birlikte İzmir’deki 27 yıllık sol iktidar dönemi, böylelikle son bulmuş oldu. Cemil Tugay İzmir tarihinde kendisine “önemli” bir yer edinmiş oldu.
Bir sonraki seçimler 25 Mart 2029’da.
