Ege Saati Gazetesinden Turgay Kılıç'ın haberine göre; Sağlıklı ve kaliteli gıda tüketimi her yurttaşın hakkı olduğu gibi gıda mühendisleri ise 'kalite' ve 'kontrol' mekanizmalarına dahil edilmiyor. Gıda alanında ihtisas yapmış uzmanlar, denetimlerde yer almamasını, 'sağlıksız' gıda tüketiminin önünün açıldığına işaret ediyor. Türk Mühendis ve Mimarlar Odası (TMMOB) İzmir Şube Başkanı Ömer Ulaş Kırım ile TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Uğur Toprak, 'gıda tüketiminde zehirlenme vakıalarına' ilişkin Ege Saati gazetesine konuştu.

5Fb94F42 3407 48D5 A143 F8587Bf9A1Ec

Yemekler ihale usulüne çıkıyor

Ömer Ulaş Kırım, okullardaki yemeklerin ihale usulüyle belirlendiğine işaret etti. İhalede yapılan tabldot anlaşması, ekonomik maliyetlerin artması, ulaşımda akaryakıt zammına harcanan giderin birkaç ay sonra sözleşmenin altında kalitesiz ürünün tabldota girdiğini belirtiyor.

Kırım, 'KYK yurtlarının üniversitelerde kronik bağı yok. Orada verilecek yemekler de üniversitelerde ve kamuda olduğu gibi ihale usulüne çıkıyor. İhaleye alan firmalar, görevlerine başlıyor ve ihale süreci tamamlanana kadar yemek dağıtımı yapılıyor Sabah kahvaltı, öğle yemeği ve yurt kurumuna göre de akşam yemeği çıkar' dedi.

'Tek firma birçok ilde ihale alabiliyor'

Gıda Mühendisi Ömer Ulaş Kırım, menülerin içeriğinin karşılanıp karşılanmaması ve porsiyonlarının boyutuna dikkati çekti. Ayrıca Ege Üniversitesi ve 9 Eylül Üniversitesindeki 'gıda zehirlenmeleri'ne de işaret eden Kırım, 'Başlıca sebebi yemeklerin kalitesiyle ilgili ve bir diğeri ise zehirlenme vakılarlarının şüphesiyle alakalıydı. Buradaki mesleki sorunumuz ise ihale usulüne bakıyoruz, belirli başlı meslektaşlarımızın standartları sağlanmıyor. Ülkenin yine farklı yerinde kurulan hazır yemek firmaları, ülkenin birçok yerinde ihaleleri alabiliyorlar' ifadelerine yer verdi.

70F147Fd 6F61 4F6B 97C4 Fca20Cb13E80

'En düşük fiyat veren ihale almamalı'

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gıda Mühendisi İbrahim Uğur Toprak ise yapılması gerekenlerin başında, ihaleye çıkılmasında 'ihale şartnamesi'nin gözden geçirilerek, bir piyasa araştırmasının yapılmasını söyledi. Fizibilite çalışmasının yapılması halinde, en düşük fiyatı veren firmaya ihale verilmemesi gerektiğinin altını çizdi:

'Alt taban fiyat belirlenmeli ve bu fiyatı çok altında kalanla, üstüne çıkanların ihaleden elenmesi gerekiyor. İhaleyi kazanan firmalardan da 'gıda mühendisi' bulundurulması isteniyor. Çoğu zaman bu gözardı ediliyor. Gıda mühendisi sadece tarım ve orman bakanlığında istihdam edilmez. Gıda Mühendisi birçok firmayı da denetler. Esas nokta ise tarım ve orman bakanlığının dışında, gençlik ve spor bakanlığı, milli eğitim bakanlığı ve aile, sosyal hizmetler bakanlığı, maliye ve kültür bakanlıklarında da hıda mühendisi istihdam edilmelidir. Okul ve kamu kurumları yemek aldıkları esnada, gıda mühendisinin ise denetimden geçmesi gerekiyor. Eksikleri ve aksaklıkları da not ederek bildirmesi gerekiyor. Son dönemlerde gıda mühendislerinin buralarda olması pek az, yok denecek kadar az. Girdi maliyetleri sürekli artınca ihaledeki anlaşılan fiyatla maliyeti düşürmek zorunda kalıp farklı yolda gidilebileceğini söylemek mümkün.'

'İhale kanunun değiştirilmesi lazım'

Ayrıca Toprak, yemek firmalarıyla yapılacak anlaşmada 'ihale kanunun' değiştirilmesi yönünde bir çağrıda bulundu: '

Öncelikle ihale kanunu değişmesi ve fizibilite yapılması lazım. Bir yemek firmasıyla bir yıllık ihaleye çıktığınızda, ülkenin ekonomik şartları da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bir yıllık değil; 12. ayda ülkenin ekonomisine göre bir yeni fizibilite yapılmalı. En düşük fiyatı veren firma, birkaç ay sonra maliyetin artmasıyla 100 gramlık et miktarını azaltmaya götürür, alınan ham maddede sağlıksız şeyler çıkabiliyor veya kullanacağı domatesin daha yumuşak ve sağlıksız üründen kullanmak zorunda kalır. Bu da zehirlenmenin önünü açıyor' dedi.

Muhabir: TURGAY KILIÇ

Kaynak: RSS