Mektubunda, hukukun dayandığı temel ilkeler olan 'adalet, özgürlük ve eşitlik' kavramlarına vurgu yapan Başkan Ömer Günel, 'Haklının değil de güçlünün hukuku işlemeye başladıysa, himayesine gireceğimiz güçlüler arayan fırıldaklara mı dönüşeceğiz? 6 metrekarede bir saat geçirmeye cesareti olmayan onursuz korkaklar olarak mı yaşayacağız? Bize inanan güvenen insanlara ihanet edip, bir de onlara iftiralar atan, kumpaslar kuran sefiller mi olacağız? Asla!' dedi. Başkan Ömer Günel, Silivri Cezaevi'nden Aydınlı hemşehrilerine bir mektup daha gönderdi. Mektubu, İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı'nda Başkan Ömer Günel'e destek olmak amacıyla kurulan 'Adalet ve Dayanışma' çadırının önünde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kuşadası İlçe Örgütü Başkanı Mehmet Gürbilek okudu. Başkan Ömer Günel'in mektubunu dinlemek için meydanı dolduran coşkulu kalabalığın arasında CHP Aydın İl Örgütü Başkanı Hikmet Saatçı, CHP Aydın Milletvekilleri Süleyman Bülbül ve Evrim Karakoz, Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, Kuşadası Belediye başkan yardımcıları ve meclis üyeleri ile Duygu Günel de yer aldı. Aydın'dan gelenler ile Kuşadalıların ilgiyle dinlediği mektupta, Başkan Ömer Günel, hukukun dayandığı temel ilkeler olan 'adalet, özgürlük ve eşitlik' kavramlarına vurgu yaptı.

Başkan Ömer Günel'in mektubunda kullandığı ifadeler şu şekilde:

Kıymetli Kuşadalılar. Aydınlılar, yol arkadaşlarım,

Sevgili eşim Duygu'dan, avukatlarımdan desteklerinizi, fedakarlıklarınızı ve mesajlarınızı alıyorum. Minnettarım. Tek tek hepinizi sevgiyle, saygıyla kucaklıyorum.

Ben bu mesajı neden 4 duvar arasından neden Silivri'den yazıyorum. Neden?

Ben neden kentimden, insanlarımdan, çocuklarımdan, karımdan, sevdiklerimden koparılarak buraya getirildim. Neden?

Bir Şafak operasyonuyla alınarak, 4 gün boyunca, benim sokaktaki can dostlarımıza dahi reva görmediğim, insan onuruna aykırı koşullarda tutularak çıkarıldığım ifade sürecinde; iddialar ve sorular, var olmayan deliller karşısında hissettiklerim, dört gün nezarette hissettiklerimden daha ağırdı.

Tahmin ediyor ve biliyordum. Ama inanmakta zorlanıyordum. Ve gözlerimle şahit oldum

Aydın'daki kötü kişinin kötü bir kurgusuyla, senaryosu ile karşılaştım. Tüm bu senaryolar Ağustos 2025'e kadar karşılık bulmamışken; o hainliğin, korkaklığın, kaypaklığın, ihanetin tarihe geçtiği o tarihten hemen sonra belli ki karşılık bulmuş.

Oysa hukuk, beklediğimiz alıştığımız o hukuk 3 temel ilkeye dayanmıyor muydu?

Işıklı Parkı'nda çevre düzenlemesi başladı :Efeler'in yeni sosyal alanı şekilleniyor
Işıklı Parkı'nda çevre düzenlemesi başladı :Efeler'in yeni sosyal alanı şekilleniyor
İçeriği Görüntüle

O ilkeler:

-Adalet

-Özgürlük

-Eşitlik değil miydi?

Bağımsız ve tarafsız yargı sisteminin, masumun güvencesi kötülerin düşmanı değil miydi? Peki şimdi bu olanlar karşısında masumu, doğruyu, iyiyi kim koruyacaktı.

Haklının değil de güçlünün hukuku işlemeye başladıysa, himayesine gireceğimiz güçlüler arayan fırıldaklara mı dönüşeceğiz?

6 metrekarede bir saat geçirmeye cesareti olmayan onursuz korkaklar olarak mı yaşayacağız!

Bize inanan güvenen insanlara ihanet edip, bir de onlara iftiralar atan, kumpaslar kuran sefiller mi olacağız!

Asla!

Asla!

Asla!

Seçimlerde demokratik yarış yerine olası rakipleri saf dışı bırakmak için yargıyı kullanan Aydın'daki kötüye teslim mi olacağız! Asla!

Siyasal kayırmacılık ve yandaşlığı bugün yöntem olarak görenler, masumiyet karinesini yok sayanlar bugünün güçlüsüne teslim olup, ona hizmet edenler, inanın ki sarsılan toplumsal inanç bir gün sizin de yargıcınız olacak.

İç ahlakını yitirmiş bir sistemden Adalet beklemek nafiledir. Sokağın sesi gür olmalıdır. Millet iradesine inancımız tamdır. Kuşadası ve Aydın'daki tüm hemşehrilerime ve yol arkadaşlarıma güvenim tamdır. Uydurulmuş bile değil, uydurulmaya çalışılmış delillerle, beni, bizi burada tutmak hukuk meselesi değil, vicdan ve ahlak meselesidir.

Şimdiki zamanda; şafak operasyonları, tutuklamalar, peşin cezalandırmaya ve yeni nesil işkenceye dönüşmüştür. Delil elde etmenin iftiraya zorlamanın yöntemi olmuştur.

Oysa hiçbir yargıç iyi bir insandan daha kötü olamaz.

Ve küçük bir umutları daha ve küçük bir umuttan daha güçlüsü yoktur. Ailem, yol arkadaşlarım, sizlere emanet. Ben ve Masum insanlar sizlere emanet.

Ve hepimiz Allah'a emanet.

Saygı ve sevgiyle

Ömer Günel

'SİZLERE ÖMER'İN SELAMINI GETİRDİM'

Başkan Ömer Günel'in mektubunun okunmasının ardından eşi Duygu Günel de bir konuşma yaptı. Konuşması'nda Aydınlılara Başkan Ömer Günel'in selamlarını getirdiğini belirten Duygu Günel, 'Ben her hafta perşembe günü Silivri'ye Ömer'i ziyaret etmeye gideceğim. Her hafta Ömer'den sizlere bir mektup getireceğim. Aslında burada sadece Ömer için toplanmıyoruz. Hukuk ve adalete bir gün hepimizin ihtiyacı olabilir. Bu nedenle her Cuma saat 17.00'de sizleri buraya bekliyorum' diye konuştu.

Kaynak: RSS