Yeni yasa yalnızca ileride işlenecek suçları değil, geçmişte yaşanan olayları da kapsıyor. Böylece 7 Ekim 2023 tarihinde düzenlenen Hamas saldırılarına katıldığı iddia edilen kişilerin de idam cezasıyla yargılanmasının önü açılmış oldu.
Tasarı kapsamında Kudüs'te özel bir askeri mahkeme kurulmasının planlandığı, ayrıca davaların canlı yayınlanabilmesine imkan tanınacağı belirtildi.
Uzun süredir İsrail kamuoyunda tartışma yaratan düzenleme, özellikle insan hakları kuruluşları ve muhalefet partileri tarafından sert şekilde eleştiriliyor.
İlk oylama mart ayında yapılmıştı
Yasa teklifinin ilk aşaması mart ayında gerçekleştirilen oylamada kabul edilmişti. Oylamada Başbakan Benjamin Netanyahu dahil 62 milletvekili tasarıya destek verirken, 48 milletvekili karşı oy kullanmıştı.
İkinci oylamayla birlikte düzenlemenin kapsamı daha da genişletildi. Yeni yasa, İsrail vatandaşlarına yönelik 'terör saldırısı' olarak değerlendirilen eylemler için hem askeri hem de sivil mahkemelerde idam cezası uygulanabilmesine olanak tanıyor.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise düzenlemeyi 'tarihi' olarak değerlendirdi. Ben-Gvir, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, 'Tarih yazdık. Söz verdik, sözümüzü tuttuk' ifadelerini kullandı.
Batı Şeria'daki Filistinliler askeri mahkemelerde yargılanacak
Düzenleme kapsamında işgal altındaki Batı Şeria'da yaşayan Filistinliler için askeri mahkemeler devreye alınacak.
İsrail yasalarına göre Batı Şeria'daki Filistinliler, haklarında yöneltilen suçlamalar nedeniyle doğrudan askeri mahkemelerde yargılanıyor. Yeni düzenleme ile birlikte 'terör' kapsamına alınan saldırılarda askeri mahkemelerin ölüm cezası verebilmesinin önü açılıyor.
Yasada ayrıca belirli özel durumlarda verilen idam cezalarının müebbet hapse çevrilebileceği de ifade edildi.
Sivil mahkemelerde ise 'İsrail Devleti'nin varlığını ortadan kaldırma amacı taşıdığı' değerlendirilen saldırılar kapsamında İsrail vatandaşlarını hedef alan kişilere ölüm cezası uygulanabileceği belirtildi. Bu kapsamın İsrail vatandaşı Filistinlileri de içerdiği kaydedildi.




