2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde İzmir'de velilerin karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çeken Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat, bazı okullarda 'bağış' adı altında velilerden 30-40 bin liraya varan kayıt paraları talep edildiğini söyledi.

İzmir'de depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle çok sayıda okulun yıkıldığını ve öğrencilerin başka okullarda bir araya gelmek zorunda kaldığını belirten Kalafat, eğitim sisteminde ciddi bir yönetememe hali yaşandığını dile getirdi.

İzmir'de 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlarken öğrenciler ve veliler yeni döneme çok sayıda sorunla giriyor. Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat, eğitim sisteminde özellikle kamusal alanda yaşanan sorunlara dikkat çekerek, velilerin ekonomik yükünün her geçen yıl arttığını söyledi.

Kalafat, okullarda velilerden 'bağış' adı altında yüksek miktarlarda para talep edildiğine ilişkin çok sayıda şikayet aldıklarını belirtti.

Eğitimin kamusal niteliğinin giderek zedelendiğini savunan Kalafat, okullardaki ekonomik sorunların velilerin sırtına yüklendiğini söyledi.

Kalafat, şöyle dedi:

'Milli eğitim sisteminde özellikle kamusal alanda çok ciddi bir problem var. Kamusal alandaki eğitimin hem içerikleri açısından hem de mali tablosuna dair bir sürü bilinmezlik var. Her gün velilerden bu bağış meselesine, zorunlu bağış meselesine dair şikayetler alıyoruz. Çok ciddi paraların istendiği söyleniyor. Bunun gerekçesi olarak da okullara devlet tarafından para gönderilmediği söyleniyor.'

Okul giderlerinin velilerin omuzlarına bırakıldığını ifade eden Kalafat, özellikle dar gelirli ailelerin bu yükü karşılamakta zorlandığını belirterek, 30-40 bin liradan başlayan rakamların gündeme geldiğini ifade etti.

'İş aslında gariban, asgari ücretle çalışan ya da emekli maaşıyla çocuk okutmaya çalışan insanların sırtına yüklenmeye çalışılan bir eğitim var gibi gözüküyor. Rakamlar da yıllık 30-40 binden başlayan fiyatlar. Çok acımasız fiyatlar. Bu karşılanabilir bir durum olmaktan çıktı' dedi.

Kalafat, birden fazla çocuğu eğitim gören ailelerin karşılaştığı yükün çok daha ağır olduğunu ifade ederek:

'Bir öğrenci için düşünüyor herkes ama kentte 3-4 tane öğrencisi olan veliler var. Bir asgari ücret gibi aylık bir gideri oluşuyor sadece okula katkı payının. Bir tür gizli özelleştirme yaşıyoruz. Burası büyük bir problem' diye konuştu.

İZMİR'DE YIKILAN OKULLAR, KALABALIKLAŞAN SINIFLAR

İzmir'de depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle çok sayıda okulun yıkılması ve öğrencilerin farklı okullara yönlendirilmesi de eğitim yılının önemli sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu konu hakkında da görüşlerini dile getiren Kalafat, kentte çok sayıda okulun birleştirildiğini belirterek bunun öğrencilerin eğitim koşullarını da doğrudan etkilediğini söyledi.

Şöyle devam etti:

'İzmir için özel durum şu, çok fazla okul birleştirilmiş durumda. Bu kadar çok birleştirme olduğu için de sabahın çok erken saatinde gelen kalabalık sınıflarda ders alan çocuklar var. Öğleden sonra da gelip, geç saatte gelip akşamlara kadar okulda kalan, karanlıkta okula gitmek zorunda kalacak öğrenciler var. Okul binalarındaki sorunların yanı sıra temizlik ve güvenlik personeli eksikliği de eğitim ortamındaki önemli başlıklardan biri'

'OKULLARDA TEMİZLİK VE GÜVENLİK PERSONELİ SIKINTISI VAR'

Okullarda yardımcı hizmet personeli konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını söyleyen Kalafat, geçici istihdam modellerinin sorunu çözmekten uzak olduğunu savundu ve şöyle dedi:

TENMAK üniversite bursu için başvurular başladı
TENMAK üniversite bursu için başvurular başladı
İçeriği Görüntüle

'Okulların ciddi anlamda temizlik ve güvenlik personeli sıkıntıları var. Yardımcı hizmet personeli dedikleri elemanlar çok ciddi anlamda sorunlu. TYP ya da İşgücü Uyum Programı adı altında yine okulun velilerinden oluşan insanları koyuyorlar. Okulun temizliğini yaptırıyorlar ve ayda 8-9 bin lira gibi sigortasız ya da geçici sigortalı personel çalıştırıyorlar'

Bu uygulamanın okullardaki personel ihtiyacını kalıcı biçimde çözmediğini belirten Kalafat, temizlik hizmetlerinin de bu nedenle yeterli düzeyde gerçekleştirilemediğini ifade etti.

ÖĞRETMENLERDE 'NORM FAZLASI' KAYGISI YAŞANIYOR

Eğitim sistemindeki sorunların yalnızca öğrenciler ve velilerle sınırlı olmadığını dile getiren Kalafat, öğretmenlerin de ekonomik ve mesleki açıdan ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Öğretmenlerin gelirlerinin yoksulluk sınırının altında kaldığını savunan Kalafat, İzmir'de öğretmenlerin yer değiştirme ve atama konusunda da sıkıntılar yaşadığını belirtti.

'Öğretmenler açısından ekonomik yoksulluk meselesi önemli ama onun dışında ciddi bir atama problemi de yaşanıyor. Artık İzmir'de yer değiştirmek çok mümkün gözükmüyor. Öğretmenler de çok mutsuz. Hem aldıkları paradan kaynaklı, açlık sınırının, yoksulluk sınırının altında bir para alıyorlar. Hem de okullarda ne zaman bu okuldan norm fazlası oluruz kaygısını yaşıyorlar' diye konuştu.

Necati 1

KIYAFET, KIRTASİYE, SERVİS: EĞİTİM MASRAFI KATLANIYOR

Yeni eğitim yılı öncesinde velilerin karşı karşıya kaldığı giderlerin yalnızca okul katkı payıyla sınırlı olmadığını belirten Kalafat; kıyafet, defter, kalem ve servis gibi kalemlerin de aile bütçesini zorladığını söyledi.

'Kıyafet desen, okul defteri desen, kalem desen, servis desen bunların her birisi bir ticari işletmeye devredilmiş durumda. Bir çocuğa bir kıyafet almak, üç çocuk için söyleyeyim, yine bir asgari ücrete denk geliyor başlangıç fiyatı olarak. Ve kim verecek? Veremiyorlar' dedi.

Kalafat, ekonomik imkansızlıkların çocukların eğitimden kopmasına yol açabileceği konusunda da uyarıda bulundu.

'MESEM'LERDE ÇOCUK İŞÇİLİĞİ SORUNU VAR'

Kalafat'ın dikkat çektiği bir diğer başlık ise Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) oldu.

MESEM'lerin yaygınlaşmasına tepki gösteren Kalafat, öğrencilerin eğitim yerine ucuz iş gücü olarak kullanılabildiğini savundu:

'MESEM'ler hâlâ en yaygın ortaöğretim kurumları haline gelmiş durumda. 15 yaşındaki çocuğu ucuz iş gücü olarak piyasaya, devlet denetimsiz salıyorsun. Çocuklar da orada ayda 8-9 bin lira paraya haftanın dört günü çalışıyorlar. Çocuk işçiliği yapıyorlar.'

'ADRESİNİZE ÇIKAN OKUL İÇİN BİR LİRA BİLE VERMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ'

Kalafat, velilerin en çok merak ettiği konulardan biri olan okula kayıt sırasında talep edilen bağışlar konusunda da çağrıda bulundu.

Adres sistemine göre bir okula yerleşen velilerin, kayıt yaptırabilmek için zorunlu bir ödeme yapmak zorunda olmadığını savunan Kalafat, velilerin böyle bir taleple karşılaşması halinde Veli-Der'e ulaşabileceğini söyledi.

'Adrese dayalı bir okula kaydınız çıktıysa, kendi adresinize öyle oluyor, sistem otomatik olarak atıyor seni. Yani hiçbir okul müdürünün ya da okul müdürünün görevlendirdiği kişinin size 'zorunlu bir para vermek zorundasın' talebi yasal değil.'

Kalafat, velilere öncelikle ödeme yapamayacaklarını açıkça ifade etmelerini önerdi:

'Böyle bir şey olduğunda 'Paramız yok, biz para veremeyiz. Biz zaten vergilerimizle parayı veriyoruz' desinler.'

Kayıt yapılmaması yönünde bir tehdit veya baskıyla karşılaşılması halinde ise velilerin dernekle iletişime geçmesini isteyen Kalafat, bu tür sorunların takipçisi olduklarını belirtti:

'Çocuğunu kaydetmem gibi şeyler söylüyorlarsa da bize ulaştıkları anda sorunu çok hızlı çözüyoruz. Çünkü suç işlettiklerinin kendileri de biliyorlar. Telefon açtığımızda sorun çözülüyor. Etmeyin, eylemeyin diyoruz. Olmazsa basın açıklaması yaparız diyoruz. Hemen geri çekiyorlar' diye konuştu

Kalafat sözlerini, 'Adres sınırında ve özel bir talepleri yoksa okul için bir lira bile para vermek zorunda değiller' diyerek tamamladı.

Kaynak: RSS