Ege Saati/Turgay Kılıç —Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından CHP'nin genel başkanlık koltuğuna atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekibi, CHP'nin haftalık grup toplantısının bugün (9 Haziran) saat 13:30 saatlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) toplanacağının duyurusu yapıldı.
İç Tüzük'e aykırılık
Ancak TBMM İç Tüzüğü'nün 18. Maddesi, 'Siyasî parti grubunun ilk kuruluşunda grup iç yönetmeliği ile her yasama dönemi başında, o gruba mensup milletvekillerinin adı, soyadı ve seçim çevrelerini gösterir liste gruplarca Meclis Başkanlığına verilir. Sonradan meydana gelecek değişiklikler hakkında da en kısa zamanda aynı işlem yapılır' diyor.
İç Tüzüğünün 167. Maddesi ise 'TBMM eski üyeleri, yasama, ödenek ve yolluk, Genel Kurul ve parti grup toplantılarına girme hakları dışında kalan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine tanınan bütün haklardan yararlanırlar' diyor. Bu maddeye göre Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yönetemeyeceği açıkça görülüyor.
'Konuşma hakkı yoktur'
CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Ege Saati Gazetesine yaptığı açıklamada, TBMM İç Tüzük'ten iki maddeyi de işaret ederek, atanmayla CHP'nin başına gelen Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısını yöneteceğinin mümkün olmadığını, toplantıdan bir gün öncesinden isimlerin partinin grup başkanlarına verileceğinin altını çizdi.
Süleyman Bülbül, 'Hukuk bu. 'Ben genel başkanım diye' bir hukuk yok. Siz sarayın iradesi ve mahkeme kararıyla gelip de kurultay iradesi dışında 'kayyım' gibi bir genel başkan olursanız, gelip de sarayın yargı aparatlarıyla yapılmış bir operasyonla gelmişseniz, sizin burada 'ben genel başkanım, burada konuşma hakkım vardır' diyemezsiniz.
'Milletin aklıyla dalga geçmesinler'
CHP'li vekil Süleyman Bülbül, atanmayla CHP'ye gelen kayyım yönetiminin 'neden kurultaya' gitmediğini eleştirerek 'milletin aklıyla dalga geçmesinler' diye sitem etti:
'Konuşacak olan kişi ve karar verme yetkisi lise 'grup yönetimi'ne aittir. Grup yönetimi toplanmadan üç gün önce atanmış kayyım sözcü, atanmış genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu, çıkıp da grup toplantısı yapacağının kararını veremez. Her şeyi yapmaya gücünüz yetiyor, ama bine yakın imza toplandığı halde 'tedbirle' geldiklerini söyleyip kurultay yapamadıklarını söylüyorlar. Pekâlâ, tedbirle ilgili temyiz talebini çeken kim? Şu andaki atanmış yönetimdir. Milletin aklıyla dalga geçmesinler.'
Kurultay yoksa, CHP seçime giremiyor
Ayrıca kurultayının 26 Temmuz'da yapılması gerektiğini vurgulayan Süleyman Bülbül, 'Siyasi Partiler Kanunu 36/3'e göre, son kurultay, 'mutlak butlan' kararıyla birlikte '26 Temmuz 2020'de yapıldı. 2+1 yani iki yılda bir kurultay yapılır, 1 yılda ek olarak uzayabilir. 6 yılda bir kurultay yapılamazsa, partinin bu süreçte seçime girme hakkı kalkar. Bu durumda 26 Temmuz 2026'ya kadar biz kurultay yapmazsak CHP'nin seçime girme hakkı kalmaz.

'Kemal Beyin temsil durumu yoktur'
Bülbül, Kemal Kılıçdaroğlu'nun temsil durumunun olmadığına dikkati çekerek 'Biz 26 Temmuz'dan sonra yapılacak kurultayda sarayın yargı aparatlarının insafına mı kıracağız bu partiyi? Şayet tüm olanaklar el verirse, 8 ay sonra biz kurultay yaparsak ve seçimlerde de CHP'nin ismi okunduğunu düşünelim. Seçime girip kazandığımızda, Özgür Özel de partinin genel başkanı olursa; başka siyasi partiler ise 'Siyasi Partiler Kanunu 36/3'e göre itiraz edip 'CHP seçime giremez' derse ne yapacağız biz? Kemal Beyin temsil durumu yoktur. Onun tek temsil durumu, acilen kurutlayı toplamaktır' dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu, genel merkezde oturmak yerine; sokağa, vatandaşın karşısına çıkacak. Vatandaşın karşısına çıkamayacak gelecek burada grup toplantısı yapacak. Biz CHP'nin başına yargı kararıyla atanmış Kemal Kılıçdaroğlu'nun yapacağı grup toplantısına katılmayız' ifadelerine yer verdi.


