Uğur Mumcu’nun Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin simgesi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu, demokratik bir toplumun sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için basının bağımsız ve özgür olması gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu: Geleneksel medyanın büyük bir kısmı ekonomik ve siyasi çıkar gruplarının kontrolüne girdi. Bu durumda haberlerin objektif bir şekilde sunulması engellendi. Kamunun bilgi edinme hakkı ihlal edilmiş oldu.Gerçeğin savunulmasının toplumunun her kesiminin basın özgürlüğüne sahip çıkmasıyla olacağını belirten İnceoğlu, gazeteciliğin yaşamsal bir öneme sahip olduğuna da vurgu yaptı.
Prof. Dr. Barış Doster, Uğur Mumcu’nun iyi bir gazeteci olmasının yanında çok sağlam bir cumhuriyetçi olduğunu ifade ederek, basın özgürlüğü, iç ve dış politika ile ilgili yıllar önce yazdıklarının bugün hala güncelliğini koruduğuna dikkat çekti.
Prof. Dr. Barış Doster: Ömrü yetmediği için tamamlayamadığı dosyalar bugün önümüze çıkıyor. Siyasetin finansmanı, silah kaçakçılığı, terör, ABD emperyalizminin Ortadoğu’daki oyunları konusunda yaptığı araştırmalara bugün ne akademi ne de medya ulaşabilmiş değildir. Uğur Mumcu’nun mücadelesi ile bugün hala yaşadığını söyleyen medya ombudsmanı Faruk Bildirici: Bugün Uğur Mumcu’yu konuşuyor olmamız, aslında ondan kurtulmadıklarının bir göstergesidir. Evet, öldürdüler ama hala ondan kurtulamadılar. Bu karanlıktan çıkmanın yolu gazeteciliktir. Uğur Mumcu’nun yaptığı gibi insanlara gerçeği anlatmalıyız. Gazetecilik tarihine baktığımızda 80’li yıllardaki gazetecilerin örgütlü mücadelesi bugün yok. Biz çok daha geriledik. Kendi mesleğimizin etik değerlerine sahip çıkmazsak, bu mücadeleden yenik çıkarız. Uğur Mumcu’nun mücadeleci ruhunu örnek aldıklarını ve kendileri için bir öncü olduğunu dile getiren Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şube Başkanı Yüksel Baysal ise: Hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Dernek olarak 32 yıldır Mumcu’yu anıyoruz. Genç gazeteci arkadaşlarımıza onun fikirlerini emanet ediyoruz. Ev hapsi nedeniyle canlı bağlantıyla panele katılan gazeteci Özlem Gürses ise Türkiye’de ifade özgürlüğünün her gün biraz daha kısıtlandığı, her bireyin sosyal medyada yaptığı paylaşımlar sonucu gözaltına alınma endişesi duyduğunu vurguladı: Her an herkesin başına bir şey gelebilir durumuna geldik. Çok üzülüyorum. Yoksa benim ayağımda kelepçe olmuş ne fark eder? 36 gündür evdeyim. Hakkımda bir iddianame yok. Suçum ne, onu da bilmiyorum. Hayat devam ettikçe umut vardır. İşimizin başındayız. Bildiğimiz şekilde gazetecilik yapmak konusunda direniyoruz. Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin en zor dönemindeyiz. Mudanya Belediyesi Tiyatro Topluluğu’nun Mehmet Tamer Uyar yönetiminde sahnelediği 'İsterler ki Susalım' adlı gösteri ise duygusal anlara sahne oldu. Uğur Mumcu’nun hayatının ve mücadelesinin anlatıldığı gösteri izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.