Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomide artan parçalanma risklerine karşı Türkiye'nin güçlü altyapısı ve uluslararası iş birlikleriyle önemli bir konumda bulunduğunu belirterek risklerin çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
IMF-Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında katıldığı 'Parçalanan Bir Dünyada Ekonomik Entegrasyonun Geleceği' panelinde konuşan Şimşek, Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki rolü ve enerji güvenliği politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Son 20-25 yılda yaklaşık 400 milyar dolarlık altyapı yatırımı yapıldığını ifade eden Şimşek, bu yatırımların uluslararası finansmanla desteklendiğini söyledi. Dünya Bankası ile imzalanan 8,1 milyar dolarlık yeni kredi anlaşmasının, Asya ile Avrupa'yı İstanbul Boğazı üzerinden demir yoluyla bağlayacak kritik bir projede kullanılacağını dile getirdi.
Türkiye'nin hem Batı ile güçlü bağlara sahip olduğunu hem de diğer bölgelerle aktif ilişkiler yürüttüğünü belirten Şimşek, bu konumun ülkeyi üretim ve tedarik açısından bir 'risk azaltma platformu' haline getirdiğini ifade etti. Küresel ekonomide mevcut sorunlara rağmen uzun vadede fırsatlar gördüklerini söyledi.
Enerji arz güvenliğine de değinen Şimşek, izlenen çeşitlendirme politikaları sayesinde Hürmüz Boğazı kaynaklı risklerin sınırlı kaldığını belirtti. Ekonomik dayanıklılığa ilişkin olarak bütçe açığının GSYH'nin yüzde 3'ünün altında tutulduğunu, borç stokunun ise yüzde 24 seviyesinin altında gerçekleştiğini aktardı. Ayrıca eşel mobil sistemi sayesinde akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmaların etkisinin azaltıldığını ifade etti.
Türkiye'nin yeni ticaret koridorlarına yatırım yaptığını belirten Şimşek, 54 serbest ticaret anlaşmasıyla geniş bir ekonomik ağ kurulduğunu söyledi. Irak üzerinden Basra Körfezi ile bağlantı kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü, Türkmenistan gazının Türkiye üzerinden taşınmasının da öncelikler arasında yer aldığını dile getirdi.
Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'nin kapsamının genişletilmesi halinde ticaret hacminin önümüzdeki 10-20 yıl içinde iki katına çıkabileceğini ifade eden Şimşek, aynı zamanda Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika gibi bölgelerde 'dost ülkeden' ve 'yakın coğrafyadan' tedarik modelleriyle yeni fırsatların değerlendirildiğini söyledi.
Şimşek, küresel krizlerin dönüşüm için bir fırsat sunduğunu belirterek yeşil enerji, nükleer yatırımlar ve dijital altyapı alanlarında adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin hem komşularıyla hem de küresel tedarik zincirleriyle bağlarını koruması gerektiğini ifade eden Şimşek, riskleri azaltmanın önemine dikkat çekti.