Başsavcılık tarafından paylaşılan içeriklerde; telefon, mesaj, e-posta ve sosyal medya gibi dijital iletişim araçları kullanılarak bir kişiye ısrarla ulaşmaya çalışmanın suç teşkil ettiği hatırlatıldı. Görsellerde 'ısrarlı takip bir şiddet türüdür' ifadesine dikkat çekildi.
'Sessiz kalmayın, başvurun'
Farkındalık çalışmasında, ısrarlı takibe maruz kalan kişilerin sessiz kalmaması gerektiği vurgulandı. Mağdurların Cumhuriyet Başsavcılıklarına ya da kolluk birimlerine başvurabilecekleri belirtilirken, bu tür eylemlerin kişinin huzur ve güvenliğini bozduğu, ciddi psikolojik etkilere yol açabildiği ifade edildi.
Kades ve acil hatlar hatırlatıldı
Kamu spotlarında Kadın Destek Uygulaması (KADES) hakkında da bilgilendirme yapıldı. Uygulama üzerinden yapılan ihbarların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne iletildiği ve konum bilgisinin kolluk kuvvetleriyle paylaşıldığı aktarıldı. Ayrıca 112 Acil Çağrı Hattı ile ALO 183 Sosyal Destek Hattı'nın haftanın 7 günü, 24 saat hizmet verdiği hatırlatıldı.
Israrlı takip suçu nedir?
Türk Ceza Kanunu'nun 123/A maddesine göre ısrarlı takip suçu;
-
Bir kişiyi fiziksel olarak takip etmek,
-
İletişim araçlarıyla sürekli rahatsız etmek,
-
Kişinin kendini güvende hissetmemesine neden olacak davranışlarda bulunmak
şeklinde tanımlanıyor.
Hangi durumlarda suç oluşur?
Sürekli mesaj atma veya arama,
Sosyal medya üzerinden ısrarlı iletişim kurma,
Mağdurun günlük yaşamını etkileyecek biçimde rahatsızlık verme
gibi fiillerin, mağdur üzerinde ciddi huzursuzluk ve korku yaratması durumunda suçun oluştuğu kabul ediliyor.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen bu çalışmayla toplumda bilinç oluşturmayı ve ısrarlı takibe maruz kalan kişilerin hak arama yollarını kullanmalarını teşvik etmeyi hedefliyor.