Forvetler Uğraştı, Stoper Çözdü

Sporting mağlubiyetinden sonra Galatasaray’ın vereceği reaksiyonu merak ediyordum.

Rakip de öyle kolay lokma değildi. Kocaelispor geçen sezon Galatasaray’ın canını fazlasıyla yakmış, Okan Buruk döneminde de yenemediğimiz nadir rakiplerden biri olmuştu.

Maç başladı ve açıkçası uzun süre “Bu kilit nasıl açılacak?” diye izledik.

Osimhen’in yokluğu hissediliyor. Bunu kabul etmek lazım. Galatasaray topa sahip oluyor, rakip sahaya yerleşiyor ama son noktaya geldiğinde aynı tehdit seviyesini yaratmakta zorlanıyor.

Deniz Gül’ün süre almasını önemli buluyorum. Böyle oyuncular oynayarak gelişecek. Rafael Leao’nun da ilk 11’de olması görmek istediğimiz şeylerden biriydi. Ama isimlerin kalitesi kadar bu isimlerin birbirleriyle ne zaman ve nasıl oynamaya başlayacağı da önemli.

İlk yarı golsüz bitti.

İkinci yarıda da dakikalar ilerledikçe “Yine mi Kocaelispor?” demeye başlamıştım.

Sonra 71. dakika…

Forvetlerin çözemediği düğümü bir stoper çözdü.

Abdülkerim Bardakcı.

Galatasaray’ı 1-0 öne geçiren gol geldi ve gecenin üç puanı da oradan çıktı.

Şimdi bazıları, “Kazandı işte, daha ne istiyorsun?” diyebilir.

Üç puandan şikâyetim yok.

Hele Şampiyonlar Ligi dönüşünde, eksiklerle ve geçmişte seni zorlamış bir rakibe karşı alınmışsa hiç yok.

Ama Galatasaray’ın önündeki hedefleri düşündüğümüzde yalnızca sonuca bakamayız.

Bu takımın hücumda daha hızlı, daha yaratıcı ve daha acımasız olması gerekiyor.

Çünkü her maçın 71. dakikasında Abdülkerim çıkıp düğümü çözemez.

Yine de gecenin özeti basit:

Belki çok güzel olmadı.

Belki çok rahat olmadı.

Ama bazen şampiyonluk yolunda gereken şey tam olarak budur:

İyi oynamadığın geceyi de kazanabilmek.