DEM Parti'nin 5. Olağan Kongresi Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Kongrede mevcut Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları yeniden aynı göreve seçildi.
Yapılan seçimde geçerli 535 oyun tamamını alan Bakırhan ve Hatimoğulları, DEM Parti'nin yeni döneminde de eş genel başkanlık görevini sürdürecek.
Kongrede konuşan Hatimoğulları, Türkiye ve dünyadaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, partisinin yeni dönemdeki hedeflerine dair mesajlar verdi. Kongrenin 'bir hazırlık ve eşik kongresi' olduğunu belirten Hatimoğulları, 'Kendimizi tekrar etmek için değil, kendimizi yenilemek için buradayız' dedi.
'BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM HEDEFİ'
Konuşmasına Türkiye'nin farklı bölgelerinde çalışan çiftçi ve emekçileri selamlayarak başlayan Hatimoğulları, farklı halk ve inanç gruplarına da mesaj gönderdi.
Kadınlara yönelik mücadelenin önemine dikkat çeken Hatimoğulları, Barış Anneleri ve Cumartesi Anneleri başta olmak üzere kadın hareketinin farklı temsilcilerini selamladı. Konuşması sırasında salonda 'Jin, Jiyan, Azadi' sloganları atıldı.
Hatimoğulları ayrıca Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Ayşe Gökkan ve Leyla Güven ile cezaevlerinde bulunan siyasi muhaliflere selam gönderdi. Abdullah Öcalan'a ilişkin de 'barışın ve demokratik toplumun kapısını aralayan' ifadelerini kullandı. Bu sözlerin ardından salonda 'Biji Serok Apo' sloganları yükseldi.
'DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÖNEMLİ GELİŞMELER YAŞANDI'
Son üç yılda hem Türkiye'de hem de dünyada önemli değişimler yaşandığını söyleyen Hatimoğulları, küresel sermayenin krizinin halklara açlık, yoksulluk, savaş ve çatışma olarak yansıdığını savundu.
Rusya-Ukrayna savaşına, Gazze'deki gelişmelere ve İran'a yönelik savaşa değinen Hatimoğulları, Suriye'de Aleviler, Kürtler ve Hristiyanların tehdit altında olduğunu ifade etti. Rojava'nın ise bazı kazanımlarla yoluna devam ettiğini belirtti.
Küresel göç dalgalarının ve iklim krizinin derinleştiğini kaydeden Hatimoğulları, teknolojik gelişmelerin ve dijitalleşmenin de hayatı hızlandırdığını söyledi.
'HALKLARIMIZA GÜVENİYORUZ'
Türkiye'de Kürt meselesinin yeniden konuşulmaya başlanmasını önemli bir gelişme olarak değerlendiren Hatimoğulları, silahların susmasının demokratik mücadele açısından yeni imkanlar oluşturduğunu belirtti.
Hatimoğulları, 'Bu süreci büyütmek, kalıcı barışı tesis etmek hepimizin insani, vicdani, siyasi ve toplumsal görevidir' diyerek, barışın 86 milyon yurttaşın ortak geleceği açısından önem taşıdığını ifade etti.
'Kürt meselesi farklı dönemlerde farklı isimlerle konuşuldu' diyen Hatimoğulları, 1990'lı yılların hafızasının toplumda yaşamaya devam ettiğini söyledi. Çatışmalarda hayatını kaybedenlerin ailelerinin acısına da değinen Hatimoğulları, hem Kürt halkına hem de evlatlarını kaybeden ailelere başsağlığı dileğinde bulundu.
'BARIŞ SİLAHLARIN SUSMASINDAN ÇOK DAHA BÜYÜK'
Barışın yalnızca silahların susması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, farklı kesimlerin yaşadığı acıların yarıştırılamayacağını söyledi.
Hatimoğulları, barışın toplumun tüm alanlarına yayılması gerektiğini belirterek, Meclis tarafından 10 Ağustos 2026'da kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlenmesine Dair Kanun'a da değindi. Kanunun önemli olduğunu ancak tek başına toplumsal barışı sağlayamayacağını ifade etti.
Barışın mahalleden okula, ailelerden belediyelere ve parlamentoya kadar toplumun her alanında karşılık bulması gerektiğini belirten Hatimoğulları, bunun herhangi bir iktidarın topluma sunduğu bir lütuf olmadığını söyledi.
'BARIŞI ÇOCUKLARIMIZA ARMAĞAN EDELİM'
Barışın yıllar süren toplumsal mücadelelerin ve ödenen bedellerin sonucunda bugünkü aşamaya geldiğini dile getiren Hatimoğulları; Cumartesi Anneleri, Barış Anneleri, kadın hareketi, insan hakları savunucuları, gazeteciler, hukukçular, akademisyenler ve sanatçıların bu süreçte önemli rol oynadığını söyledi.
Demokrasiyi savunan farklı toplumsal kesimlerin de sürece katkı sunması gerektiğini belirten Hatimoğulları, barışın Türkiye'nin bütün siyasal ve toplumsal dinamikleriyle birlikte inşa edilmesi çağrısında bulundu.
Hatimoğulları, 'Barışı çocuklarımıza ve Türkiye'nin geleceğine hep beraber armağan edelim' dedi.
'BİRLEŞİK BİR MÜCADELEYİ ÖRGÜTLEMEK ZORUNDAYIZ'
Demokratikleşme sürecinin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini vurgulayan Hatimoğulları, başta Kürtler olmak üzere tüm halkların ve inançların eşit yurttaşlık haklarının güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.
Eğitim, sağlık, geçim, barınma ve ulaşım gibi temel ihtiyaçların hak olarak ele alınması gerektiğini belirten Hatimoğulları, farklı toplumsal hareketlerin ortak bir mücadele yürütmesi gerektiğini söyledi.
'Bizler birleşe birleşe kazanacağız' ifadelerini kullanan Hatimoğulları, Türkiye'nin kendiliğinden demokratikleşmeyeceğini ve antidemokratik uygulamaların kendiliğinden ortadan kalkmayacağını kaydetti.
'BU BİR HAZIRLIK VE EŞİK KONGRESİ'
Kongrenin yeni döneme geçiş açısından önem taşıdığını belirten Hatimoğulları, geçmiş dönemin deneyimlerinin yeni döneme aktarılacağını söyledi.
Hatimoğulları, 'Kendimizi tekrar etmek için değil, kendimizi yenilemek için buradayız' diyerek, toplumdaki değişime uygun olarak siyasetin de kendisini yenilemesi gerektiğini ifade etti.
Barış sürecinin kolay ve düz bir yol olmayacağına dikkat çeken Hatimoğulları; provokasyonlar, güvensizlikler ve siyasi tereddütlerin yaşanabileceğini belirtti. Buna rağmen barış mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini söyleyen Hatimoğulları, 100 yıllık meselelerin bir günde çözülemeyeceğini ancak birkaç yıl içinde önemli değişimlerin yaşanabileceğini dile getirdi.
'ACILARI UNUTMAYACAĞIZ'
Geçmişte yaşanan acılarla yüzleşmenin önemine değinen Hatimoğulları, bu acıların gelecek kuşaklara aktarılmaması gerektiğini söyledi.
Hatimoğulları, 'Bu topraklarda çekilen acıları asla unutmayacağız. Ödenen bedeller asla unutulmayacak' derken, geçmişle yüzleşirken çocukların aynı acıların içinde yaşamaya mahkum edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda yeni dönemde görev alacak parti yöneticilerine ve mücadeleye katkı sunanlara teşekkür eden Hatimoğulları, 'Barışın gemisini ne olursa olsun o limana vardıracağız' ifadelerini kullandı.