Politika

CHP'den ilk bölge mitingi!

CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ve belediye başkanlarının tutuklanmasının ardından her hafta düzenlenen 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin İstanbul'daki ilk bölge mitingi, 3'üncü bölgedeki Bakırköy'de düzenlendi.

CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ve belediye başkanlarının tutuklanmasının ardından her hafta düzenlenen 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 92'ncisi ve İstanbul'daki ilk bölge mitingi, 3'üncü bölgedeki Bakırköy'de düzenleniyor.

Miting Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in konuşmasıyla başladı.

20.50: ÖZGÜR ÖZEL KÜRSÜDE: İLK MÜDAHALE BEYAZIT'TAKİ İSTANBUL ÜNİVERSİTELİLERDEN GELDİ

CHP Genel Başkanu Özgür Özel, Özgür Çelik'in ardından kürsüye çıktı.

Özgür Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

'343 gün önce, birileri İstanbul'a dedi ki 'sen bilmezsin ben bilirim, oy ver dedim verdin, aday gösterdim seçtin, bundan sonra da öyle olacak, kimin yöneteceğine ben karar vereceğim, benim istediğim olacak' dedi. O gün kendi geçmişinde, kendi tarihinde 3 aylık bir hapis cezası olan, o cezayı alana kadar rüşvetle, irtikapla, terör örgütüne destekle suçlanan, ama evine bir gün polis gelmeyen, bir gün tutuklu yargılanmayan, cezası Yargıtay'da kesinleşene kadar görevinin başında kalan, cezaevine davulla zurnayla mitingle giden, koğuş arkadaşını bile kendi seçen, içeride şiir kasedi bile çıkaran birisi, kendisiyle aynı görevde olan, kendisine karşı yapılan suçlamaları kopyala yapıştır yapıp yapıştırdığı kişi tarihin en büyük iftirasıyla karşımıza çıktı.

Bir gece bir ailenin iftar sofrasındayken diploması iptal edildi. Ertesi gün sabahın köründe evine polisler geldi. Aldılar götürdüler. 'Teröre yardım ettin' dediler, 'Sen ajanlık yaptın, buradan da dosyan var,' dediler, uçak buldular 'bu senin' dediler. Eşine, eşinin kardeşine kadar türlü türlü iftiralar attılar. 343 boyunca terör dediler yalan çıktı, ajan dediler yalan çıktı, casus dediler yalan çıktı, kasalarda para var dediler mühür çıktı, bavulda para var dediler, jammer çıktı, İBB'nin altında milyon dolarlar var dediler bu da yalan çıktı, yalan atanlar yüzsüz çıktı.

'Bu bir darbe girişimidir. Her darbe mutlaka iktidara olur. Bu darbe iktidarın muhatap olduğu değil fail olduğu darbedir. Darbenin muhatabı ise bir sonraki iktidardır. Teslim olamayız. Sembol Saraçhane'dir orayı teslim edemeyiz. Hepiniz buraya gelin' dedik. Ne oldu? Apar topar İstanbul'da 3 kişi bir araya gelmek, toplanma yasak, eylem yasak dediler. Vatan önünde 4 bin partilimiz vardı önlerine bariyer çektiler. Beyazıt'ta gençlerin önüne barikat çektiler. Otobüsleri yasakladılar, köprüleri kaldırdılar, metroları yasakladılar, vapurları bağladılar ve o gün, o darbenin ilk saatlerinde arkadaşlara 'hiç korkmayın, ne olacaksa bu akşam olacak, inceldiği yerden kopacak, ya O kazanacak ya İstanbul kazanacak' dedim. Türkiye'nnin kurucu iradesi işgal kuvvetlerine nasıl direndiyse İstanbul Üniversitesi geleneğine sahip çıkarak, önündeki bariyerleri yıkarken öyle direndi.

Saraçhane'de 7 gün 7 gece kaldık. 110 bin kişiyle başladık 550 bin kişilik 23 Mart akşamını yaşadık. 26'sında kayyum atamaya cesaret edemediler.

20:35 ÖZGÜR ÇELİK KÜRSÜDE EKREM İMAMOĞLU'NUN MEKTUBUNU OKUDU

Özgür Çelik kürsüye çıkarak halkı selamlayıp, eylemlere dair bilgi verdi ve '39 ilçede mitinglerimizi bitirdik, bölge mitinglerine başladık, haftaya 2. Bölge'deyiz, sonra 1. Bölge'deyiz, 18 Mart'ı 19 Mart'a bağlayan gece ise milyonlarla Saraçhane'deyiz' dedi.

Ardından Çelik kürsüden Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'den gönderdiği mektubu okudu:

'Güzel Bakırköy'ün, güzel insanları: Benim mert, cesur hemşerilerim: Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, koca yürekli çocuklar, başı dik, onurlu gençler: Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Her birinize hasretle, teker teker kucaklıyorum. Bugün bu meydanda, Ayşegül Ovalıoğlu Başkanımla birliktesiniz. Tüm İstanbul'da sergilediğimiz halkçı ve icraatçı uygulamaların en güzel örneklerini Bakırköy'de hayata geçirdiği için, Ayşegül Başkanımıza ve tüm mesai arkadaşlarına kez daha teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Göreve geldiğimiz günden bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak canla başla çalışıyoruz. İstanbul'un her bir ilçesini, her mahallesini ve her sokağını eşit görüyor, ayrım yapmadan hizmet ediyoruz.'

'GÖNÜL RAHATLIĞIYLA SÖYLÜYORUM Kİ; BAKIRKÖY-BAHÇELİEVLER-KİRAZLI HATTINI DA BİZ HİZMETE SUNDUK'

'Bakırköy'ün de ulaşım, sosyal destek, yeşil alan, altyapı gibi pek çok alandaki sorunlarına çözümler ürettik. Dünyanın aynı anda 10 hatta metro inşaatı yapan tek şehri olarak, Bakırköy'ün ulaşımını kolaylaştıracak Ataköy-İkitelli metro hattını açtık. Gönül rahatlığıyla söylüyorum ki; Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı metro hattını da biz hizmete sunduk. Daha önce Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın yapmasına karar verilen bu hatta neler olduğunu bir hatırlarsınız. Bakanlığın yapıp, işletmesi için idaremize devrettiği bu hattın tüm yapım maliyeti, 2019 Mayıs ayında değiştirilen mevzuatla, 1 yıldan kısa sürede İBB'den kesilmiştir. Hatta, hattın metro araçlarını da almadılar. Bu araçları da İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, biz alacağız. Çünkü biz millete hizmet etmeye, onlar ise millete hizmet edeni engellemeye odaklılar.'

'ŞARTLAR NE OLURSA OLSUN ÇALIŞMAYA, ÜRETMEYE, ÇÖZÜM BULMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

'Bakırköy'e, 4 kreş kazandırdık. 2 yeni kreşimizin yapımına da devam ediyoruz. Ayamama Deresi'ni ıslah ettik ve çevresine Ayamama Yaşam Vadisi'ni kurduk. Böylelikle İstanbul'a 1 milyon metrekare daha yeşil alan kazandırmış olduk. Florya Su Sporları Merkezi'ni hizmete açtık. Cumhuriyet Meydanı'nı düzenledik. Baruthaneyi restore ederek, müze, kütüphane, kafe ve sosyal mekanların olduğu bir yaşam alanına çevirdik. Durmayız, durmayacağız. Kentsel dönüşüm projemiz KİPTAŞ Bakırköy İş Bankası Mensupları Sitesi'ni yakında tamamlıyoruz. Ayamama Yaşam Vadisi'nin 1. etap 2. kısmı için var gücümüzle çalışıyoruz. Bizi bu şehre, bu ülkeye hizmet etmekten alıkoyacak güç yoktur. Milletimiz bize sevgisini, takdirini gösterdiği sürece, şartlar ne olursa olsun çalışmaya, üretmeye, çözüm bulmaya devam edeceğiz.'

'BU HAYATİ VAZİFEDE YAN YANA GELEMEYENLER, BİRLİKTE MÜCADELE EDEMEYENLER, MİLLETE HESAP VEREMEZLER'

'Biz, azim ve kararlılığımızı, bu güzel vatana, bu aziz millete, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e olan derin sevgi ve bağlılığımızdan alıyoruz. Hep birlikte çıktığımız bu yol, hiçbir zaman kolay değildi. Bundan sonra da kolay olmayacak. Ama hiçbir zaman zorluklara teslim olmadık; olmayacağız. Yılgınlığa, umutsuzluğa düşmedik; düşmeyeceğiz. Hep birlikte Türkiye'ye sahip çıkmak zorundayız. Bu; Cumhuriyet ve demokrasiye inanan, laikliği, hukukun üstünlüğünü, sosyal adaleti 'olmazsa olmaz' kabul eden herkesin en acil, en önemli vazifesidir. Bu hayati vazifede yan yana gelmeyenler, birlikte mücadele edemeyenler, millete hesap veremezler. Toplumsal birliği ve bütünlüğü sağlamak, her türlü partizan ön yargı ve refleksten kurtulmakla başlar. İstikrarlı ve adaletli bir refaha kavuşmuş, özgür ve mutlu bir ülke inşa etmek için, Türkiye kadar büyük, Türkiye kadar renkli, Türkiye kadar bereketli bir büyük buluşmaya ihtiyacımız var.'

'BU GÜÇLÜ UZLAŞMANIN PUSULASI MİLLETİMİZİN SAĞDUYUSUDUR, VİCDANIDIR'

'Bu büyük buluşmanın, bu güçlü uzlaşmanın pusulası milletimizin sağduyusudur, vicdanıdır. Her şeyden önce, seçimlerin adil, eşit ve güvenli bir ortamda yapılması için sorumluluk duygusuyla çalışmak, muhalefet olarak hepimizin tarihi sorumluluğudur. Milletin iradesinin hiçbir baskı ve kuşku içermeyecek bir biçimde şekillenip sandıktan çıkmasını, yani 'seçimde adaleti' sağlamadan, ülkemizdeki diğer adaletsizlikleri ortadan kaldıramayız. Ben, milletimizin olgunluğuna, ferasetine yürekten inanıyorum. Bir pazar günü, milletçe sandığa coşkuyla, sevgiyle, sulh içinde gidecek ve ülkemizi bu karanlığın içinden hep birlikte çekip çıkaracağız. İnsanca ve hakça bir düzen kuracak, adalete ve hürriyete, refaha ve berekete, birlik ve kardeşliğe ulaşacağız. Hak yerini bulacak, her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.

Kaynak: BİRGÜN