Politika

Bahçeli, 'O konu'ya bu hafta da değinmedi

'Tasfiyelere' bu hafta da değinmeyen Devlet Bahçeli grup toplantısında, 'seçim' çıkışında bulundu.  'Sandığın ne zaman konuşacağı bellidir' diyen Bahçeli, son günlerde peşi sıra gelen il teşkilatlarının tasfiyesi konusunda, tek kelime etmedi.

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Haftalardır süren 'il teşkilatı' fesihlerine bugün de değinmeyen Bahçeli, CHP lideri Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrılarına yanıt verdi,

'Sandığın ne zaman konuşacağı bellidir. Onun hükmü, vakti geldiğinde tecelli edecektir. Ara formüllere mahal verilmeyecektir' dedi. MHP lideri, okul saldırılarına ilişkin de konuştu.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İzzet Ulvi Yönter'in istifasından sonra parti içinde başlayan 'tasfiyelere' bu hafta da değinmeye Bahçeli, iç siyasete dair mesajlar verdi.

OKUL SALDIRILARI: 'EVLATLARIMIZ DİJİTAL KUŞATMA ALTINDA'

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırıları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, 'Burada mesele sadece bir asayiş meselesi olarak ele alınamaz. Karşımızdaki tablo çağımızın çocuk ruhu üzerinde kurduğu baskılarla, aile bağlarında meydana gelen gevşemeyle, okul ikliminin ihtiyaç duyduğu destekle, dijital dünyanın denetimsiz alanlarıyla ve toplumsal değer aktarımındaki kırılmalarla birlikte değerlendirilmelidir' ifadelerini kullandı.

Bahçeli, şöyle devam etti:

'Dijital mecraların sohbet odalarının, sohbet gruplarının, uygulama ve kanallarının masum bir haberleşme alanı olmaktan çıktığı, Türk milletinin köküne, gündemine, geleceğine dinamit döşemek isteyen haya yoksunlarının ellerinde fitnenin, tahrikin, suç ve suçluyu övmenin, kamu düzenine kast eden karanlık çağrıların öğütlediği bir ifsat hattına dönüştüğü artık inkar edilemez bir hakikattir.'

'Çözüm yalnızca okul kapısında bekleyecek güvenlik görevlisinin varlığı değildir. Çözüm yalnızca adım başı duvarlara asılacak kameralar değildir' diyen Bahçeli, 'Hadise vuku bulduktan, canlarımızın yuvalarından uçtuktan sonra pansuman tedbirler sıralamak bizim meşgalemiz değildir. Mesele daha derindedir, mesele daha geniştir' ifadelerini kullandı.

'SEÇİM' ÇAĞRILARINA YANIT

Ara seçim ve erken seçim talebine yanıt veren MHP lideri, 'Seçim siyasi cambazlıklarla, yapay kriz çığırtkanlıklarıyla öne sürülecek bir oyuncak değildir. Sandığın ne zaman konuşacağı bellidir. Onun hükmü, vakti geldiğinde tecelli edecektir' diye konuştu.

'Ara formüllere, dolambaçlı yollara, keyfi oyunlara mahal verilmeyecektir' diyen Bahçeli, 'Ara veya erken seçim diye tutturanlara diyeceğimiz budur. Türkiye'nin istikbaliyle oynatmayız, istikrarı tartışmaya açmayız. Milli iradeyi istismar siyasetine kurban etmeyiz. Türkiye yoluna devam edecektir ve hiç kimse bu yürüyüşü durduramayacaktır' ifadelerini kullandı.

BAHÇELİ'DEN '23 NİSAN' MESAJI

Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Sözlerimin başında 106. seneyi devriyesini idrak edeceğimiz 23 Nisan'ın aziz hatırasını hürmetle selamlıyorum. TBMM'nin açılışı emperyalizmin istikametini bozan, sözde imparatorluklara diz çöktüren bir milletin kutlu dönüm noktasıdır. Yurdun dört bir yanı işgal edilmişken, Türk milleti mahkumiyet tehdidiyle çepeçevre sarılmışken, Ankara'da yanan meşale Anadolu'da şahlanmıştır. Milletimiz kendi mukadderatına bizzat hakim oldu. TBMM meşruiyetini Türk milletinin bağrından almıştır. Türk milleti ise egemenlik hakkını şehit kanıyla sulanan toprağından almıştır. O iman bugün de sarsılmazdır.

'BİRİNCİ MECLİS KURUCU AKILDIR'

23 Nisan'ı sadece bayram günü olarak anmak onun tarihini daraltır. 23 Nisan kriz karşısında dağılmadan düşünebilme iradesidir. 23 Nisan toplumsal acıyı kurucu bir siyasal akla dönüştürebilme kabiliyetidir. Gazi Meclisimiz aziz milletimizin istikbal ruhsatı iftihar membaıdır. Ve ilelebet payidar kalacaktır. 23 Nisan'ın gelecek nesillerimize armağan edilmiş olması ne tesadüfü bir iradedir.

Çocuk bir okulun öğrencisi olduğu kadar devletin insan mayasıdır. Çocuk toplumun ahlaki seviyesini gösteren en berrak aynadır. Bir milletin çocuklarına bakışı kendi devletine bakışıdır. İnsan anlayışını ve medeniyet iddiasını da ortaya koyar. 23 Nisan atiye olan ahdimizdir.

'TÜRK GENÇLİĞİ TEST İLE TOST ARASINA SIKIŞMAMALI'

Türk gençliği test ile tost arasına sıkışmış, 5 şık arasına hayallerini sığdırmak zorunda kalmış, sınavdan sınava koşup puan biriktiren, sertifika kovalarken hayatı kaçıran bir gençlik olmamalıdır.

OKULLARDAKİ SALDIRILAR

(Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan hadiseler) Bu vahim gelişmeler vicdanlarda yaralar açmıştır. Yalnızca ceza alanının konusu değildir, çok yönlü ele alınmalı. Serin kanlı, sağduyulu bir bakış açısıyla ele alınması zaruridir. Dijitalleşmenin her geçen gün daha da yaygınlaştığı günümüz dünyasında çocukların ekran süresinin artması, akran zorbalığının arkadaş grupları ve sohbet grupları çocuklarımızın ruh sağlığını örselemektedir. Onları sanal dünyaya mahkum etmektedir.

'EVLATLARIMIZ, GELECEĞİMİZ DİJİTAL BİR KUŞATMA ALTINDA'

Artan takipçi sayılarıyla itibar kazandıklarını zannetmektedir. Evlatlarımız geleceğiz dijital bir kuşatma altındadır. Dijital mecraların, sohbet odalarının masum bir haberleşme alanı olmaktan çıktığı, haya yoksunlarının ellerinde suç ve suçluyu övmenin bir ifsat hattına dönüştüğü artık inkar edilemez bir hakikattir. Karşımızdaki tehlike, suçu meşrulaştıran dijital bir bozgunculuk iklimidir. Bozguncu yapılara, haysiyet yoksunlarının çağrılarına terk edemeyiz.

'BİZ MESELENİN KÖKÜNÜ KAZIYANLARDAN OLACAĞIZ'

Çözüm yalnızca okul kapısında bekleyecek güvenlik görevlisi değildir. Çözüm her yer konulan kameralar değildir. Mesele daha derindedir, mesele daha vahimdir. Biz meselenin kökünü kazıyanlardan olacağız. Bu mücadele günü kurtarmanın değil, geleceği inşa etmenin mücadelesidir. Aile çocuğun ilk mektebidir, okul çocuğun ikinci evidir. Devlet çocuğun himaye çatısıdır. Bu üç bağ çatırdarsa çocuk yalnızlaşır. Yapılması gereken onları dinlemek, anlamak, yönlendirmektir. Yalnızlaşan çocuk sosyal medya kalabalığında arar. Hayat sevgisi yerine şiddet merakı bulabilir. Onları dinlemek, anlamak, güvenli bir anlam dünyası içinde büyütmek gerekir. Çocuk güven isteyen bir emanettir.

'AİLELERİN DİJİTAL FARKINDALIK KAPASİTELERİ ÇOĞALTILMALI'

Öğretmeni sıradanlaştıran bir anlayışın eğitim anlayışı ölü doğmuştur. Minik elleri tutan bilgilerle zihnini açan gözlerindeki ışığı güçlendiren öğretmenlerimizdir. Öğretmeni zayıflayan bir milletin geleceği güçlü olamaz. Ailelerin desteklenmesi de aynı derecede hayatidir. Aile yalnız kaldığında çocuk da yalnız kalır. Aileyi güçlendirmek, okul-aile-devlet işbirliğini güçlendirme gerekir. Çekişme dili üretmemelidir. Bürokrasi kurumlar arasındaki eşgüdüm güçlendirilmelidir. Ailelerin dijital farkındalık kapasiteleri çoğaltılmalıdır.

'HİÇ KİMSE, EVLATLARIMIZIN CANI ÜZERİNDEN SİYASET ÜRETMEYE HEVES ETMEMELİ'

23 Nisan'ın bugünkü anlamı işte bu dengede saklıdır. Millet adına karar alan herkes çocuğu güvenliği ve geleceği konusunda tarih önünde sorumludur. Bugünkü çağrımız sağduyu çağrısıdır. Sağduyu toplumun kendisini kaybetmeden kendisini onarma iradesidir. Hiç kimse, evlatlarımızın canı üzerinden söz devşirmeye, milletimizin gözyaşı üzerinden siyaset üretmeye heves etmemelidir.

'EVLATLARIMIZ İSTİKBALİMİZDİR'

Bizim talebimiz açıktır. Bizim çağrımız bir mecburiyettir. Sebepler sonuna kadar araştırılmalıdır. Okul güvenliğini, çocuklarımızın ruh sağlığını sağlayacak kalıcı tedbirler vakit kaybetmeden alınmalıdır. Araştırma komisyonu kurulması isabetli bir adımdır. Evlatlarımız istikbalimizdir. İstikbalimiz her türlü polemiğin üzerindedir.

'CUMHUR İTTİFAKI' VE 'SÜREÇ' VURGUSU

Biz Milliyetçi Hareket Partisi'yiz. Bizim siyasetimiz tarih yazanların siyasetidir. Bizim siyasetimiz çıkarların değil, çilenin içinden çıkıp gelmiş neferlerin siyasetidir. Cumhur İttifakı milleti seçimden seçime hatırlayanlardan değil, kapı kapı gezen derdin derdimizdir diyen gönül erlerinin birliğidir. Cumhur İttifakı krizden medet umanların değil, çözüm arayanların, düzeni sağlayanların varlık cephesidir.

Terörsüz Türkiye süreci iç cephemizin sağlamlığıdır. Terörsüz Türkiye süreci sadece bugünlerin değil yarınların da meselesidir.

'SEÇİM OYUNCAK DEĞİLDİR'

* Ara seçimle suları bulandırmak aklı felce uğratmaktır. Vakitsiz seçim çağrısı yapanlar kendi telaşlarıyla konuşmaktadır. Seçim siyasi cambazlıklarla, öne sürülecek bir oyuncak değildir. Sandığın ne zaman konuşacağı bellidir. Dolambaçlı yollara mahal verilmeyecektir. Türkiye'nin istikbaliyle oynatmayız. Milli iradeyi istismar siyasetine kurban etmeyiz. Hiç kimse bu yürüyüşü durduramayacaktır. Çünkü bu yürüyüş bir partinin değil bir milletin yürüyüşüdür.

Bahçeli, bu sözlerinin ardından grup toplantısını noktaladı.

MHP, TEŞKİLATLARINI BİR BİR FESHEDİYOR

MHP, son haftalarda bir bir teşkilatlarını feshederken bunun gerekçesini açıklamıyor. Fakat yönetimi feshedilen eski MHP İstanbul İl Teşkilatı başkanı Engin Akyüz dahil bazı ilçe başkanları, 27 Mart'ta MHP genel başkan yardımcılığı görevinden istifa eden İzzet Ulvi Yönter'e destek vermişti.

MHP, Bolu'dan önce şimdiye dek İstanbul, Kütahya, Eskişehir, Kars, Bilecik, Çanakkale ve Muğla teşkilatlarını feshetmişti.

TOPLAM 8 İL BAŞKANLIĞI FESHEDİLDİ

Geçtiğimiz haftalarda MHP İstanbul İl Başkanlığının feshedildiği açıklanmış, yeni kadrolar duyurulmuştu. Ardından Kütahya, Kars, Eskişehir, Bilecik, Çanakkale ve Muğla il teşkilatları da feshedildi. Dün ise son olarak MHP Bolu İl Teşkilatı feshedildi.

İZZET ULVİ YÖNTER'İN İSTİFASI

Yönter, 27 Mart'ta 'gördüğü lüzum üzerine' MHP'deki görevinden istifa ettiğini duyurmuştu.

Kararından önce de X'teki şu paylaşımı dikkat çekmişti:

'MHP'ye sızan ajan seni her cihetten izliyoruz. Sen doğruluktan ne anlarsın! Merak etme seninle mutlaka hesaplaşacağız:Paran da işe yaramayacak dümenci alçak:'

Ardından sosyal medyada, paylaşımıyla Bahçeli'nin danışmanı Eyyup Yıldız'ı kastettiği öne sürülmüştü.

MHP lideri Devlet Bahçeli, istifa eden Yönter'in 'akademik kariyeri için müsaade istediğini' söylemişti.

Yönter, 17 Nisan'da X hesabını kapatmıştı.