Özgür Özel’den Erdoğan’ın 50+1 çıkışına net yanıt

» Büyük Manşet » Özgür Özel’den Erdoğan’ın 50+1 çıkışına net yanıt

CHP Genel Başkanı Özgür Özel partisinin TBMM’deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

50+1 tartışmalarını yeniden açan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a cevap veren Özel ” Şimdi bir bizim CHP olarak bunlarla meşgul olmamız mümkün değil. Sayın Erdoğan sen ne değiştireceksin bilmiyorum. Sistem mi, ortak mı, ittifak mı değiştireceksin… Rahmetli Erbakan’a attığın kazık gibi gömlek mi değiştireceksin… Ama emin ol, bizimle anayasa değiştiremeyeceksin” dedi.

CHP lideri Özgür Özel, Genel Başkan seçilmesinin ardından ikinci kez partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Yargıtay’ın AYM kararı sonrası TBMM’de adalet nöbeti başlatan Özgür Özel ” Eylemimizi farklı bir boyuta taşıyana kadar mücadelemiz sürecek 280 saat 500 saat de olsa mücadelemiz sürecek, buna muhalif kanallar yer verirken iktidarın korkusuna bazı merkez medya ve yandaş kanallar gözlerini kapamış durumdalar. Türkiye Cumhuriyeti’nin değerli vatandaşları sizin seçtiğiniz 130 milletvekili kendilerine dayanışmaya gelen muhalefet partisi milletvekilleriyle birlikte Anayasa’ya karşı darbe girişiminin başında olan Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında bu darbeye direniyorlar direnmeye de devam edecekler.” dedi.

Hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında her gün hali daha da zorlaşan emekli ve asgari ücretlilerin isyanını kürsüye taşıyan Özgür Özel “Bakın bu son seçimde Erdoğan, emeklilere Anadolu’ya Trakya’daki emeklilere şöyle söyledi. Lafla demedi ama mesaj şuydu. Biliyorum açsın, yoksulsun, endişelisin ama tehlike büyük beni bir daha seçmelisin. Yoksa bayrağı indirecekler yoksa ezanı dindirecekler, yoksa ülkeyi böldürecekler bana oy ver ben seçimden sonra senin durumunu düzelteceğim dedi. Dedi ki siz bana oy verin ben seçimden sonra sizin durumunuzu düzelteceğim. Dediler ki olur ya ezan durursa ya bayrak inerse ya vatan bölünürse hadi dediler biraz aç kalalım nasıl olsa söz verdiler çözecekler. Seçim bitti sabah ezanını okuyan müezzinin hakkını yine bu CHP savunuyor.” dedi.

Özgür Özel Sosyalist Enternasyonal’e Genel Başkan düzeyinde katılacağını bildirerek “Arkadaşlarımız çalışıyor, gerekli diplomatik girişimleri başlattılar, ilk fırsatta insanı yardımların ulaşmasını sağlamak CHP’li yönetimlerin insani yardımlarını bölgeye ulaştırma soruna dikkat çekmek için Filistin’e gideceğiz bunun için girişimlerde bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel’in açıklamalarının satır başları şu şekilde:

Haftaya acı haberlerle başladık Pençe Kilit operasyon bölgesinde şehit olan Abdullah Köse’ye bu dakikalarda defnediliyor. Allah’tan rahmet ailemize milletimize baş sağlığı diliyoruz. Silahlı Kuvvetlerimize baş sağalığı diliyor vatanı ve milleti koruma mücadelesinde gösterdiği emekler için tüm CHP’liler adına bir kez daha minnettarlığımızı ifade ediyoruz.

Seller yaşandı Batman’da 4 Ereğli’de 3 Diyarbakır ve Zonguldak’ta olmak üzere 9 vatandaşımız yaşamını yitirdi. Bölge milletvekillerimiz yakından takip ettiler. Zonguldak’ta 11 mürettebattan henüz haber alınamadı bir mürettebattın na’şına ulaşıldı. Hayatını kaybedenler için bir kez daha başsağlığı diliyoruz.

Bu yaşanan süreçte iktidar ilk kez iklim krizinin bunlara sebep olduğunu söyledi. Toplumun bir kısmı bahane uydurmayın bir kısmı da iklim krizi tüm dünyanın sorunu hükümet ne yapsın dedi. İklim krizinin varlığını kabul etmek önemli ama hükümetler iklim krizini doğal afet biz ne yapalım diyecek durumunda değiller. Bütün dünya dirençli kentlerden bahsedir sel olacak deprem olacak afet olacak ama siz hazırlığınızı yapmalısınız kentler dirençli olacak.

ZONGULDAK VE SAĞANAK FELAKETİ

Yakın geçmişte ölümlü sel felaketleri yaşandı. O günden bugüne hiçbir şey değişmiyorsa iklim krizi var biz ne yapalım diyemezsiniz. Tabi Merkezi Yönetim bizde değil. Ama dirençli kentler için siz ne yapıyorsunuz dayeneler cevabımız var. Bir örnek olması açısından İBB’den bahsedebiliriz. Cumartesi’den itibaren İstanbul’a metrekareye 30 ila 50 kg yağış düştü. Bu rakam AKP 40-50 kg yağışlarda tarihin en büyük yağışları buna kimsenin yapacak bir şeyi yok diyorlardı. Örneğin Üsküdar meydan bir göle dönüyordu. 2019 oldu yönetim değişti daha alt yapıyı yapamadan kış geldi efendim Bakırköy’de Merter’de yeraltı geçitlerinde su birikti işte CHP’nin yönettiği İstanbul dediler. Sonra pandemi oldu. Pandemide Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte İSKİ’de aldığımız sunumu adım gibi hatırlıyorum. Dediler ki zaten bir büyük planımız vardı ancak pandemide trafiğin de olmamasını avantaja çevirerek biz İstanbul’da bir şeyler yaptık. Göreceksiniz bir daha sel bu kadar yağışta böyle görüntüler olmayacak.

O günden sonra ilk büyük sınav bu ahfat sonuydu. Ve öyle görüntüler görmedik. İstanbul’da 120 noktada kronikleşmiş su baskınları sorunu çözüldü 120’de 120 bu hafta sonunu sorunsuz atlattık. İBB bu yatırımlara 40 milyar TL harcadı. Atık sudan arıtma istasyonuna yağmur suları Marmara Denizi’ne ulaştırıldı. 2 bin 280 km atık su 173 km yağmur suyu 16 km yağmur suyu ve atık tüneli ve 3 bin 90 km içme suyu alt yapısı yapıldı. 92 dere ıslah oldu ve bu hafta sonu İstanbul’dan görüntüler göllenme taşkın sel hayat kayıpları yerine dünyaca meşhur ünlü bir metropole yakışır düzeydeydi. İşte CHP belediyeciliği Ekrem Başkanı ve ekibini huzurlarınız da tebrik ediyoruz.

Değerli CHP’liler bu hafta sonu cuma öğleden sonra ve hafta sonu CHP’li bir heyet ile birlikte dış politikadan sorumlu Genel Başkan Yardımcım, Gölge Kabinedeki Dışişleri bakanımız İstanbul Milletvekilimiz ve partimizden oluşan bir heyetle birlikte Bosna Hersek’te olacağım. Devlet gününe katılacağız.

SOSYALİST ENTERNASYONAL’DE GENEL BAŞKAN DÜZEYİNDE TEMSİL EDİLECEK

Filistin’de olaylar, aslında Filistin halkına da en büyük zararı veren Hamas’ın bir gece yarısı sivillere yönelik saldırılar başladı. Bunu fırsata çeviren, bunu araçsallaştıran İsrail hükümeti Hamas ile mücadele adı altında Filistin’e inanılmaz bir saldırıya adeta bir soykırıma girişti. O günden beri 13 bin 300 Filistinli hayatını kaybetti. yüzde 70 çocuk. Öldürülen çocuk sayısı 4 bin 600’e ulaştı. Gazze’de elektrikleri kesilen bir hastanede küvezdeki bebekler çığlık atarak hayatlarını kaybettiler. Bu zulmün karşısında maalesef dünyanın güçlüleri sessizliğe büründüler. CHP olarak bundan sonraki süreçle ilgili bütün dünyadaki sol sosyal demokrat sosyalist liderlere sesleniyoruz. Bundan sonra Sosyalist Enternasyonal’de CHP Genel Başkan düzeyinde temsil edilecek. Her toplantıya bizzat katılacağım. Ama bundan sonra Türkiye’nin haklı davalarını ve dünyanın gözünü yumduğu meselelerde akrabalarımızla konuşmaktan geri kalmayacağız. Şimdi Sosyal Enternasyonal nezdinde bütün üye devletlere ve bütün Sosyalist Enternasyonal üyesi olan veya olmayan bütün Sol Sosyalist partilerin liderlerine mektup yazdım. İsrail’i Gazze’de yaşananlara karşı Sol değerlere sahip olanların sessiz kalamayacağını ülkelerinde ülke kamuoylarına katkı yapmak için pek çok akrabalarımız ülkelerinde iktidar. Uluslararası örgütlerde söz sahibi olanlar var hepsine birden Filistin’deki katliamın durdurulması ve bölgeye barış e huzurun gelmesi için gayret göstermelerini beklediğimiz bir mektup yazdık yolladık. Bundan sonra etkin olarak bu girişimleri göstereceğiz.

“İLK FIRSATTA FİLİSTİN’E GİDİYORUZ”

Arkadaşlarımız çalışıyor, gerekli diplomatik girişimleri başlattılar, ilk fırsatta insanı yardımların ulaşmasını sağlamak CHP’li yönetimlerin insani yardımlarını bölgeye ulaştırma soruna dikkat çekmek için Filistin’e gideceğiz bunun için girişimlerde bulunuyoruz.

ERDOĞAN’A RAUF DENKTAŞ HATIRLATMASI

Geçtiğimiz hafta grup toplantımızın ardından KKTC’ye gittik. Orada ilk ziyareti yavru vatana değil kardeş vatana yaptık. Yüzölçümü daha büyük nüfusumuz daha fazla kuruluşumuz daha eski ancak bütün dünyanın saygı göstermesini beklediğimiz bir bağımsız cumhuriyete eğer siz yavru ilişkisi kuruyorsanız gördük ki KKTC’deki çok sayıda kimseyi memnun etmiyor. Deniyor ki bizimle kardeşlik ilişkisi içinde olun. Biz kardeş KKTC’nin Cumhuriyet Bayramı’nı kutladık. Baş başa görüşmeler gerçekleştirdik. Kıbrıs meselesi ile ilgili CHP’nin tarihsel tutumunu Karaoğlan Bülent Ecevit’in Barış Harekatı’nı, o günden bu güne aldığımız doğru pozisyonu. Örneğin Ak Parti’nin Denktaş buralarda; Ki bu günlerde Ak Parti’nin de tezini savunurken, yapmak istediği mitinglere recep Tayyip Erdoğan’ın burada ne işin var yapacaksan git adada yap dediği mitingini diyerek terslediği günleri de hatırladık ve yaptığımız bütün temaslardan sonra rahmetli Denktaş’ın kabrini ziyaret ettik.

YARGITAY TEPKİSİ: EYLEMİMİZİ FARKLI BİR BOYUTA TAŞIYANA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK

Değerli grubum. Kıbrıs dönüşü Meclis Başkanı ile bir araya geldik. Kendisiyle bütün süreci değerlendirdik. Anayasa iç tüzük meseleleri ileri bir tarihe kaldı. Meclis Başkanımıza Can Atalay özelinde yani Yargıtay 3. Ceza Dairesi bir kaç yere had bildiriyor. 1 Hatay seçmenine sen seni kimin temsil edeceğine karar veremezsin ben istersem mani olurum diyor. Mesele şöyle bir noktada AYM’ye diyor ki Anayasa’dan güç alıyorsun ama ben Anayasa’yı tanımam. Meclis’e diyor ki yemine çağırmışsınız salmadım, komisyona çekmişsiniz bırakmadım. ben 600’ünüzü de takmam. Meclis Başkanı’na da diyor ki ben karar aldım niye okumuyorsun diye ayar veriyor. Biz bütün bunların sonucunda büyük bir rahatsızlık duyuyoruz. Sayın Numan Kurtulmuş da duyuyor ama Kurtulmuş bu noktada yapması gerekenleri Meclis adına tam olarak yapmıyor. Kendisine de ilettim tarafsız bir Meclis başkanlığı için göreve çıkmıştı. Yaşanan mesele bir Anayasa krizi değildir. Orta yerde bir Anayasa var beğenelim beğenmeyelim. Mesele bir mahkemenin ve ona cesaret veren bir parti genel başkanının Anayasayı tanımama krizidir. Mesele bir devlet krizidir. Mesele Anayasa’nın bir sayfasını  tanımayayım ses çıkmazsa öbür sayfasını da tanımam deyip. Yarın Meclisi’ de tanımamanın ülkede Anayasasız bir düzeni dayatmanı belki yarın öbür gün seçimlerini yapmamaya falan kalkışmanın hesabı içinde olan darbe girişimine direnip direnmeme meselesidir. O yüzden CHP bu darbe girişimine Recep Tayyip Erdoğan’ın başına geçtiği darbe girişimine direnmeye karar verdi. Grubumuz ilk günden itibaren toplandı şu an 280 saat oldu şu arkadaki genel kurul salonunu boşaltmadı. Nöbetçi arkadaşlarımız orada adalet oturumunu yapıyorlar.. Eylemimizi farklı bir boyuta taşıyana kadar mücadelemiz sürecek 280 saat 500 saat de olsa mücadelemiz sürecek, buna muhalif kanallar yer verirken iktidarın korkusuna bazı merkez medya ve yandaş kanallar gözlerini kapamış durumdalar. Türkiye Cumhuriyeti’nin değerli vatandaşları sizin seçtiğiniz 130 milletvekili kendilerine dayanışmaya gelen muhalefet partisi milletvekilleriyle birlikte Anayasa’ya karşı darbe girişiminin başında olan Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında bu darbeye direniyorlar direnmeye de devam edecekler.

“SEÇİM BİTTİ YİNE CHP SAVUNUYOR”

Emekli 20 yıllık Ak Parti iktidarında nereden nereye geldi hep birlikte gördük. Bakın bu son seçimde Erdoğan, emeklilere Anadolu’ya Trakya’daki emeklilere şöyle söyledi. Lafla demedi ama mesaj şuydu. Biliyorum açsın, yoksulsun, endişelisin ama tehlike büyük beni bir daha seçmelisin. Yoksa bayrağı indirecekler yoksa ezanı dindirecekler, yoksa ülkeyi böldürecekler bana oy ver ben seçimden sonra senin durumunu düzelteceğim dedi. Dedi ki siz bana oy verin ben seçimden sonra sizin durumunuzu düzelteceğim. Dediler ki olur ya ezan durursa ya bayrak inerse ya vatan bölünürse hadi dediler biraz aç kalalım nasıl olsa söz verdiler çözecekler. Seçim bitti sabah ezanını okuyan müezzinin hakkını yine bu CHP savunuyor. Herkese verdikleri promosyonu vermediler bu arkadaşlar savunuyor. Seçim bitti Gabar’da seçim bitti karakollarda kalekollarda nöbet tutan uzman çavuşun verilmeyen haklarını bu 130 milletvekili savunmaya devam ediyor. Seçim bitti hani bir şey olsa Erdoğan kamuflajı giyiyor üstüne burada da Cumhurbaşkanlığı forsu fotoğrafa çektiriyor ya bir şey olsa hepimiz biliyoruz ki yine fotoğrafı Tayyip Erdoğan çektirir ama canını ortaya koymak gerekirse bu vatan evlatları koyar hepimiz biliyoruz.

EMEKLİNİN VE ASGARİ ÜCRETLİNİN VAHİM HALİ

Ezanın vatanın bayrağın muhalefetle CHP ile bir derdi olmadığı ortaya çıktı ama seçim bitti Erdoğan’ın da emekli ile ilgili bir derdi bir kaygısı olmadığı ortaya çıktı. Değerli emekliler değerli vatandaşlarımız. Bir kaç rakam vereceğim verdiğim rakam Erdoğan seçildiğinde ekmek 5 lira bugün ekmek 7 lira, Erdoğan seçildiğinde asgari ücretli 2 bin 280 ekmek alıyordu bu gün 1600 ekmek alıyor. Seçimden bu yana bir asgari ücret 652 ekmek kaybetti. En düşük emekli maaşı 7 bin 500. Haziran’da 1500 ekmek alıyordu. şimdi 1071. Emeklinin de maaşından 429 ekmek çaldılar. Süt. litresi 30 liraydı, çıktı 46 liraya. 380 litre süt alan asgari ücretli 248 litre süt alabiliyor. 250 litre süt alabilen emekli 163 litre süt alabilir. Haziran’dan bugüne 83 litre daha az süt alıyor. Zeytinyağında 175 liradan 350 liraya çıktı. 65 litre zeytinyağı alan asgari ücret 33 litre alabiliyor. 326 kilo kuru fasulye alabilen asgari ücret 228 kg kuru fasulye alabiliyor. Kuru fasulyenin kilosu 35 liradan 50 liraya çıktı. Kulakları çınlasın babam ‘Baba pirzola yok mu?’ deyince memurun pirzolası kuru fasulyedir derdi. Memurun pirzolasının asgari ücrette 98 kilo kayboldu. Sonra dönüyorlar biz asgari ücretliyi enflasyona yedirmeyiz diyorlar. Eğer samimiyse Aralık ayında asgari ücret belirlenirken bir an önce bu kaybı tamamen egale eden gelecek senenin hak eden bir artış teklifiyle gelirler.

KREDİ KARTI BORÇLARINA DAİR KANUN TEKLİFİ

“Son bir ayda takibe düşen kredi kartı borcu yüzde 50 artmış. Ana para dışında ödenen paranın üçte birini de devlet vergi olarak alıyor. Kredi kartı borçları normal seviyesine inip herkes rahat nefes alana kadar verginin kredi kartı borçlarından kaldırılmasına ilişkin kanun teklifi vereceğiz. İktidarın, borç üzerinden vergi alarak insanların gırtlağını sıkmasına karşı çıkıyoruz.

OGÜN SAMAST TEPKİSİ

Hrant Dink’in katledilmesinin Türkiye’de yarattığı büyük travmayı, 16 yıl sonra bir kez daha hep birlikte yaşadık. 16 yıl önce sevgili Rakel’in dediği gibi ‘Bir çocuktan katil yaratan sistem’, bir güvercin katilini serbest bıraktılar.

Ogün Samast denilen katil, bir takım derin güçler bir güvercini katlettirmişlerdi. Geçtiğimiz günlerde hepimizin karşısına geçtiler, gözümüzün içine baka baka ‘Muhalefet toparlanacağız diyorsunuz, bundan sonra meydanlarda olacağız, teslim olmayacağız diyorsunuz. Biz buradayız’ dediler.

‘Biz icap ettiğinde katilimize bile sahip çıkarız’ diyorlar. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ndan devraldığımız bu emanet kürsüden; Ecevit’in, İnönü’nün kürsüsünden o derin güçlere diyoruz ki biz buradayız. Siz katilinize sahip çıkıyorsanız, biz cesur, temiz, namuslu insanlar birbirimize de ülkemize de sahip çıkacağız, size teslim olmayacağız. Biz buradayız, hodri meydan.”

BAHÇELİ – ERDOĞAN ARASINDAKİ 50+1 KRİZİ YORUMU

Çok merak ettikleri 50+1 tartışmasına buradan cevap verelim. Şimdi 10 Kasım 2021’den önce 5 Ekim 2019’da Erdoğan diyor ki 50+1 rastgele bir tercih değildir. Gayet bilinçli ve vazgeçilmez bir kriterdir. Diyor ki biz yaptık biz önerdik. Milletimiz yaptı demiyor. Satır arasında kararın bir yerlerde alındığı var. Kürt’ün Alevi’nin solcuyu emekçiyi onların temsilcilerini dışarda tutan bir anlayış. 10 Kasım 2021’e gelince bir şeyler olmuş diyor ki, Temel Karamollaoğlu’nun ziyaretinde 50+1 mahsurlu olduğunu anladık. Tak cevap geliyor ittifak ortağından. 6 gün sonra. Sayın bahçeli diyor ki “50+1’i eleştirenleri anlayışla karşılamamız abesle iştigal olur.” 23 Kasım’da da “Bu masum bir talep değildir” diyor. Suçlusun diyor. Tartışma rafa kalkıyor. Geçtiğimiz günlerde Almanya dönüşü uçakta Erdoğan şöyle söylüyor “50+1 şartının değişmesi isabetli olur partileri yanlış yollara sevk ediyor. Yanlış işler yapılıyor. MHP’nin yanlış bir yol olduğu onla birlikte olmanın bir hata olduğu MHP’nin sırtında kambur olduğunu açıkça ifade ediyor. Şimdi hep beraber susuldu beklendi ki Devlet bey buna ne diyecek. Devlet bey bugün çıkıt ve şöyle söyledi ” Eksiklikleri olabilir ama taviz verilemez ama Sayın Cumhurbaşkanımızla aramızı da kimse açamaz” bunların ilişkisi hatta arayı açmaya çalışanlara da bir sür hakaret etmiş.

ERDOĞAN’IN 50+1 ÇIKIŞINA YANIT!

Şimdi bir bizim CHP olarak bunlarla meşgul olmamız mümkün değil. Sayın Erdoğan sen ne değiştireceksin bilmiyorum. Sistem mi, ortak mı, ittifak mı değiştireceksin… Rahmetli Erbakan’a attığın kazık gibi gömlek mi değiştireceksin… Ama emin ol, bizimle anayasa değiştiremeyeceksin. Biz kendisi için her doğan için değil Erdoğan için yapılmış bir Anayasa’ya iki yıl sonra bu kıyafetin kolu uzun paçası sarkıyor diyorsa biz ona şunu söyleyeceğiz. Anayasa Erdoğan için değil her doğan için yapılır o da toplumsal mutabakatla yapılır o da MHP ile baş başa verdik noktasını virgülünü değiştirmez dersen seni böyle esir alırlar kardeşim derdine kendin yan git derdini başka tarafta anlat.  Öbür taraftan enteresan bir ilişki yani biri diyor ki yanlış yollara saptım öbürü diyor ki sistem çok güzel Cumhurbaşkanımızla aramızı kimse bozamaz. Bu yürümeyen bir evliliği birinin bitirmeye birinin sürdürmeye devam etmesi gibi oluyor. Hani Hulusi Kentmen böyle hakim küsünde oturur da taraflardan biri der ki çok mutsuzuz, öbürü de der ki yalan hakim bey çok mutluyuz. Kentmen der ki eeh keratalar meşgul etmeyin mahkemeyi. Biz de diyoruz ki ehh keratalar ayrılsanız ne birleşseniz ne, ayrılmanıza bel bağlayan birleşmenize umut bağlayan yok hadi oradan keratalar meşgul etmeyin memleketi.