Futbolcu, Filozof, Bir Efsane; Dr. Socrates

» Köşe Yazarları » Futbolcu, Filozof, Bir Efsane; Dr. Socrates

Atilla Köprülüoğlu yazdı.

Güzellik önce gelir, zafer onu takip eder. Asıl mühim olan ise hazdır.(Dr.Socrates)

 

Babası Yunan Felsefesi tutkunuydu.

O yüzden de adını binlerce asır öncesindeki adaşından almıştı Brezilyalı futbolcu Dr. Socrates.

(Diğer iki kardeşinin adları da Sofokles ve Sostenes’di.)

Socrates hem tıp, hem felsefe okudu.

Ülkesinde; Botafogo, Corinthians, Flamengo, Santos ve İtalya’da da Fiorentina formalarını kuşandı.

1982 ve 1986 Dünya Kupalarında, “Sambacılar”ın isabetli şutları,

zarif top hakimiyeti, topuk paslarıyla ünlü kaptanıydı Dr.Socrates.

Hep, “filozof”u olarak anıldı yeşil sahaların.

 

****

Emekten yana tavır koyan bir devrimciydi Socrates.

Sahaya diktatörlük döneminde dahi “demokrasi” yazılı saç bandı ve tişörtle çıkardı.

Andrew Downie’nin kaleme aldığı kitapta şu ifadeler yer alır;

“Socrates kendini Brezilyalı fakirlerin sözcüsü olarak konumlandırıyor ve en az futbol kadar demokrasi ve sosyal adalet hakkında da konuşmalar yapıyordu. Radyo ve tv röportajları fikstür ve kadro ile ilgili sorularla başlıyor, ancak Socrates konuyu bir şekilde siyaset, eğitim, halk sağlığı ve ekonomiye getiriy12ordu. Brezilya tarihinde ilke kez bir sporcu eline mikrofonu almıştı ve hak onu can kulağıyla dinliyordu.”

Corinthians’ta futbolcuların yönetimde söz sahibi olabilmesi için de “Corinthianslı Demokrasisi” hareketini başlatandır.

Amacı, “futbolcu, işçi ve yönetimin, eşit oy hakkıyla, kontrat, yükselme ve göreve son verme gibi değişikliklerde karar sahibi olmasını” sağlamaktı.

 

****

Bir röportajında

idollerinin;

kendisi gibi doktor Che Guevara,

Fidel Castro ve John Lennon olduğunu söylemiştir.

Büyük sevgisinden dolayı oğluna “Fidel” ismi koymuştur.

Brezilya’nın fakir semtlerinde, mahallerinde dolaşmış;

hasta ve yardıma muhtaçların tedavilerine bir sosyalist bir doktor olarak katkıda bulunmuştur.

Futbolu bırakmasının ardından spor hekimliği de yapmıştır.

 

****

“Doktor”,

unvanı kadar en çok bilinen ve kullanılan lâkabıydı.

Öteki lâkabı da “Magrão”, yani “Yüce Sıska Adam”dı!

Klâsik gol sevinci de;

“Sağ yumruğunu taraftarlarla birlikte havaya kaldırmak”tı…

Socrates’in takım arkadaşlarını şaşırtan özelliklerinden biri de dürüstlüğüydü.

Bazen hakem penaltı çalardı, o da çıkıp

”Penaltı değildi” derdi.

Ali Mert Canel,

“Henüz futbol bu kadar endüstri haline gelmemiş iken Socrates’in para için değil halk için oynadığını, onun bu düşüncenin öncülerinden biri olduğunu” yazmıştır.

 

****

Ahmet Talimciler

Hocamız da

bir efsane olan Socrates için en az kendisi kadar efsanevi hâle dönüşen söylediği şu sözü ve bütün futbolseverler açısından unutulmaz bir sevdayı, Downie’nin kitabından şu bölümle işaret eder;

“Socrates gerçek bir efsaneydi ancak hayatı boyunca yaptığı hiçbir şey ya da söylediği hiçbir söz şu meşhur önsezisi kadar efsanevi değildi; ‘Bir Pazar günü, Corinthians’ın şampiyonluğa ulaştığı bir Pazar günü ölmek istiyorum.’

Hem ürkütücü hem de romantik bir dilekti bu.

4 Aralık 2011’de bu dileği gerçekleştiğinde sadece 57 yaşındaydı.”

“Socrates saha dışında, içinde olduğundan daha önemli olan ender futbol dehalarındandı.

O, sadece bir futbol takımının değil bir ülkenin de değişmesinde büyük bir rol oynadı.

Brezilya’nın diktatörlükten demokrasiye geçtiği zorlu yıllarda Avrupa’ya gidip zengin olmaktansa, ülkede kalıp yaşanan değişime ve insanlara destek olmuştu”.

12 yıl önce bugün aramızdan ayrılan Socrates, sadece oynadığı futbolla değil sosyalist tavrı, söylemleri ve eylemleriyle de iz bırakmıştır.

O, futbolun filozofu, efsanesi ve doktoru olmayı başarabilmiş bir nadidedir.